
Eylül ayında göçmenleri etkileyen gelişmelerin bir kısmı hiçbir resmi duyuru yapılmadan geldi. Posta kutularına FBI parmak izi kontrolleriyle ilgili bir mektup düştü. Bazı iltica başvurularının durum ekranında mülakat aşaması bir anda kayboldu. ICE'ın gözaltı arama sisteminde bazı kişiler artık görünmüyor. Ekim 2026 göçmenlik bülteni, bu sessiz değişiklikleri resmi düzenlemelerle birlikte ele alıyor. Bu ay yürürlüğe giren public charge (kamuya yük olma) kuralını ve yeni Form I-485'i, sponsorun kredi kaydına erişim izni veren yeni Form I-864'ü ve öğrencilerin kalış hakkını koruyan mahkeme kararını inceliyoruz. Üçüncü ülkeye sınır dışı konusunda Yüksek Mahkeme'nin verdiği kararı ve H-1B incelemelerine işten çıkarmaları ekleyen yeni başkanlık kararnamesini de anlatıyoruz.
Bu ayın ortak noktası şu: Devlet, kararlarında başvuru sahibiyle yüz yüze görüşmekten çok yazılı dosyaya ve arka plandaki kayıtlara dayanıyor. 28 Temmuz 2026'dan bu yana USCIS, bir iltica dosyasını mülakat yapmadan, yalnızca evraka bakarak göçmenlik mahkemesine sevk edebiliyor. Eylül sonunda bu uygulamanın ilk örneklerini kendi dosyalarımızda gördük. Aynı dönemde USCIS, başvuru sahiplerinin parmak izlerini FBI'ın sürekli denetim sistemine kaydetmeye başladı. Yani sabıka kontrolü artık biyometri randevusunda başlayıp bitmiyor.
Hangi kuralın ve hangi formun geçerli olacağını artık birkaç tarih belirliyor. 18 Eylül 2026 ve sonrasında gönderilen Form I-485 başvurularında yalnızca 09/18/26 sürümü kabul ediliyor. Bu dosyalar yeni public charge kuralına göre değerlendiriliyor. 1 Ekim 2026'dan bu yana Form I-864'ün yalnızca 08/24/26 sürümü geçerli. Çalışma Bakanlığı (Department of Labor), daha önce sunulmuş H-1B belgelerini en geç 18 Ekim 2026'da incelemeye başlamak zorunda. ABD Yüksek Mahkemesi ise üçüncü ülkeye sınır dışı meselesini Aralık 2026 oturumunda dinleyecek.
Aşağıdaki her bölümde neyin değiştiğini, yanlış aktarılan bilgilerin doğrusunu ve şu anda atabileceğiniz adımları bulacaksınız. Dosyanız USCIS'te bekliyor, göçmenlik mahkemesine geçmiş, bir mali sponsora bağlı ya da bir işverenle ilgili olabilir. Ekim 2026 göçmenlik bülteninin her bölümü bu durumlardan en az birine yanıt veriyor. Geçen ayın gelişmeleri için Eylül 2026 göçmenlik bültenimize göz atabilirsiniz.
Eylül ayının ikinci yarısında birçok başvuru sahibinin online dosya durumu “Case Required USCIS To Send A Notice” olarak değişti ve ofisimize bu konuda çok sayıda soru geldi. Ardından gelen mektubun başlığı FBI Privacy Requirements for Biometrics Collection by USCIS. Mektup, USCIS'in başvuru sahiplerini FBI'ın sürekli denetim (continuous vetting) sistemine kaydettiğini anlatıyor. Bu sistemde parmak izleriniz FBI kayıtlarında kalıyor. Bir kez kontrol edilip kenara konmuyor; yeni bir sabıka kaydı oluştuğunda bu kayıtla eşleştirilebiliyor. Bildirim, dosyası bekleyen kişilere gönderildi. Green card'ı daha önce onaylanmış bazı müvekkillerimiz de aynı mektubu aldı. Mektupta herhangi bir işlem yapmanız gerekmediği açıkça yazıyor. USCIS bu gönderimle ilgili ayrı bir açıklama yayımlamadı. Ancak ilk olarak 30 Mart 2026'da yayımlayıp Haziran'da güncellediği duyuruda, biyometrik eşleşmeleri ve yeni sabıka bilgilerini otomatik bildirecek sistem bağlantıları kurduğunu belirtmişti.
USCIS: USCIS'in güçlendirilmiş tarama ve denetim duyurusunu okuyun
28 Temmuz 2026'da yürürlüğe giren DHS ara nihai kuralı (interim final rule), iltica memuruna yeni bir yetki veriyor. Memur, yazılı dosyada bir engel, uygunluk sorunu veya takdire dayalı bir ret gerekçesi görürse başvuru sahibiyle mülakat yapmadan dosyayı göçmenlik mahkemesine sevk edebiliyor. Kuralın asıl hedefi bir yıllık başvuru süresi. DHS, bu süre açısından sorunlu olabilecek yaklaşık 444.724 bekleyen başvuru tespit etti. Eylül sonunda kural tek tek dosyalarda görünmeye başladı. Mülakat bekleyen bazı başvuru sahiplerinin durum ekranında bir sonraki adım artık mülakat değil, karar olarak görünüyor. Temsil ettiğimiz bir aile ise eşin iltica başvurusuyla ilgili bildirimi posta ile aldı; online hesaba hiçbir şey yüklenmemişti. Bildirimde başvurunun bir yıllık süre geçtikten sonra yapıldığı ve dosyanın sınır dışı sürecine sevk edildiği yazıyordu. Bazı hukuk kuruluşları 19 Ağustos 2026'da Immigration Equality v. Mullin davasıyla kurala itiraz etti, ancak kural hala yürürlükte. Kuralın kimleri daha çok etkilediğini mülakatsız iltica sevki rehberimizde anlattık.
Federal Register: Mülakatsız iltica sevkine ilişkin DHS ara nihai kuralını okuyun
18 Eylül 2026'dan bu yana USCIS, Form I-485'in yalnızca 09/18/26 sürümünü kabul ediyor. Bu tarihte veya sonrasında postaya verilen ya da online gönderilen eski sürümler, geçiş süresi tanınmadan reddediliyor. Bu tarihten sonra yapılan başvurular yeni public charge kuralına göre değerlendiriliyor. Yeni kuralda memur, başvuru sahibinin tüm koşullarını birlikte tartıyor ve gelire bağlı her türlü kamu yardımını dikkate alabiliyor. 23 Aralık 2022 ile 17 Eylül 2026 arasında yapılan başvurular ise mülakat tarihi ne olursa olsun 2022 kuralına tabi kalıyor. 14 Eylül'de New York Güney Bölge Mahkemesi'nde iki ayrı dava açıldı. Birini New York Eyalet Başsavcısı Letitia James, 21 eyalet ve Washington D.C. ile birlikte açtı. Diğerini New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani bir şehir ve ilçe koalisyonuyla açtı. Kural yine de planlandığı gibi yürürlüğe girdi ve iki dava sürüyor. Sıkça yanlış aktarılan bir nokta var. Mali sponsorluk beyanı (Affidavit of Support) gerektiği halde yetersiz sunulursa, başvuru sahibi tek başına bu nedenle kabul edilemez sayılabilir. Bu yeni bir kural değil, kanunda zaten var. Yeni olan şu: Yeterli bir sponsorluk beyanı artık otomatik olarak lehinize sayılmıyor ve tek başına sonucu belirlemiyor.
USCIS: Form I-485 sayfasını ve geçerli sürüm bilgisini inceleyin
USCIS 31 Ağustos 2026'da Form I-864, I-864A ve I-864EZ'nin 08/24/26 tarihli yeni sürümlerini yayımladı. Aynı gün öğleden sonra eski sürümlerin artık kabul edilmeyeceğini duyurdu. Amerikan Göçmenlik Avukatları Derneği (AILA) ve bir hukuk bürosu 3 Eylül'de Washington D.C.'deki federal mahkemede dava açtı. USCIS ertesi gün 30 günlük bir geçiş süresi tanıdı. Bu süre doldu ve 1 Ekim 2026'dan bu yana yalnızca 08/24/26 sürümleri kabul ediliyor. Formdaki asıl değişiklik, sponsorun imzasının hemen üzerine eklenen gizlilik izni. Sponsor bu izinle USCIS'e ve Dışişleri Bakanlığı'na, beyanın yeterli olup olmadığını değerlendirirken kredi bürolarından bilgi alma yetkisi veriyor. Bu bilgiler kredi raporunu ve kredi notunu da kapsıyor. Bazı ilk haberlerde belirtilenin aksine, form sponsordan kredi raporunu dosyaya eklemesini istemiyor. Raporu devletin kendisinin talep etmesine izin veriyor. USCIS, kredi dondurma (credit freeze) uygulanmışsa bu bilgiye ulaşamayabileceğini belirtiyor. Herhangi bir asgari kredi notu da açıklanmış değil.
USCIS: Form I-864 sayfasını ve sürüm açıklamasını inceleyin
DHS'in 17 Temmuz 2026'da yayımladığı nihai kural, F, J ve I statüsündekiler için Duration of Status (D/S) uygulamasını kaldırmayı amaçlıyordu. D/S, öğrencinin programı sürdükçe ülkede kalabilmesini sağlıyor. Kural bunun yerine sabit bir kalış bitiş tarihi getiriyordu. Bu tarih F-1 öğrencileri için Form I-20'deki, J-1 katılımcıları için Form DS-2019'daki program bitiş tarihine bağlanacak ve genel olarak dört yılla sınırlanacaktı. Ek süreye ihtiyaç duyan öğrenciler okullarından program uzatması almakla yetinemeyecek, USCIS'e Form I-539 ile başvuracaktı. F-1 öğrencilerinin program bittikten sonra ülkede kalabileceği süre de 60 günden 30 güne inecekti. Kural 15 Eylül'de yürürlüğe girecekti. 14 Eylül 2026'da Massachusetts Federal Bölge Mahkemesi'nden Hakim F. Dennis Saylor IV, kuralın yürürlük tarihini ülke genelinde erteledi. Karar Presidents' Alliance on Higher Education and Immigration v. DHS (No. 1:26-cv-13799) davasında verildi. Hakim, davacıların kuralın keyfi olduğu yönündeki iddiada haklı çıkma ihtimalinin yüksek olduğunu belirtti. Karar geçici bir tedbir niteliğinde ve itiraz edilebilir. Kararın formlara da etkisi oldu. USCIS, Form I-539 ve I-765'in 09/15/26 sürümlerinin geçiş süresi olmadan zorunlu olacağını açıklamıştı. Mahkeme kararından sonra eski sürümleri kabul etmeye devam ediyor, yeni sürümleri ise almıyor.
USCIS: Form I-539 sayfasında mahkeme kararını ve kabul edilen sürümleri inceleyin
Aileler ve avukatlar, gözaltındaki bir kişinin nerede tutulduğunu ICE'ın Online Detainee Locator System adlı arama sisteminden öğreniyordu. Arama, A-numarasıyla ya da isim ve doğum ülkesiyle yapılabiliyor. Associated Press ve Washington Post'un haberlerine göre 15 Eylül 2026 civarından itibaren kesinleşmiş sınır dışı kararı olan kişiler bu sistemde görünmüyor. Habere göre ICE personeline bu kişilerin yerini avukatlarla ve yakınlarıyla paylaşmama talimatı da verildi. ICE herhangi bir duyuru yapmadı, değişikliği ne doğruladı ne de yalanladı. Yalnızca kesinleşmiş kararı olanların sınır dışı önceliği taşıdığını ve gözaltındaki herkesin telefona erişimi olduğunu söyledi. Arama sistemi sadece içinizi rahatlatmak için önemli değil. Habeas corpus dilekçesi, kişinin tutulduğu yerdeki federal bölge mahkemesine verilir. Davaya hangi mahkemenin bakacağını ve hangi temyiz bölgesinin içtihadının uygulanacağını kişinin bulunduğu yer belirler. Üçüncü ülkelere gönderimle ilgili dava da benzer bir yöne gitti. 18 Eylül'de Birinci Bölge Temyiz Mahkemesi (First Circuit), D.V.D. v. DHS davasında alt mahkeme kararını büyük ölçüde onadı. Karara göre üçüncü bir ülkeye gönderilecek kişiye bu ülke açıkça bildirilmeli ve kişiye korkusunu dile getirme fırsatı tanınmalı. Ancak ABD Yüksek Mahkemesi 29 Eylül'de bu kararın uygulanmasını durdurdu. Davayı esastan incelemeyi kabul etti ve duruşmayı Aralık ayına koydu. Bu süre içinde üçüncü ülkelere sınır dışı işlemleri devam ediyor.
ABD Yüksek Mahkemesi: Department of Homeland Security v. D.V.D. dava dosyasını inceleyin
Başkan Trump 18 Eylül 2026'da 14431 sayılı başkanlık kararnamesini (Executive Order) imzaladı. Kararnamenin adı Enhancing Program Integrity and Interagency Coordination in the Administration of the H-1B Nonimmigrant Visa Program. Kararname Dışişleri, Çalışma ve İç Güvenlik bakanlıklarına bir görev veriyor. Bu bakanlıklar Ticaret ve Eğitim bakanlıkları ile Küçük İşletmeler İdaresi (SBA) ile birlikte çalışacak. Bakanlıklar H-1B dosyalarını incelerken işverenin son bir yıl içinde benzer pozisyondaki Amerikalı çalışanları işten çıkarıp çıkarmadığına bakacak. Bu inceleme çalışma koşulları beyanlarını (Labor Condition Application veya kısaca LCA), dilekçeleri, vize başvurularını ve ülkeye girişleri kapsıyor. Planlanan işten çıkarmalar da dikkate alınacak. Kararname ayrıca Çalışma Bakanlığı'nın Wage and Hour Division birimine bir görev veriyor: 30 gün içinde daha önce sunulmuş LCA'ları incelemeye başlamak ve soruşturma gerekip gerekmediğine karar vermek. İşten çıkarma yapmış olmak H-1B başvurusunu yasal olarak engellemiyor. Mevcut kanun, çalışanları yerinden etmeme taahhüdünü (non-displacement) yalnızca H-1B'ye bağımlı işverenlerden ve kasıtlı ihlalcilerden istiyor. Bu taahhüt de başvurudan önceki ve sonraki 90 günü kapsıyor. Green card için yürütülen PERM sürecinin ise kendi işten çıkarma kuralları var ve bu kurallar yalnızca EB-3'te değil, EB-2'de de geçerli. Yani kararname bir yasak getirmiyor, yeni bir inceleme kriteri ekliyor. Ne kadar geniş uygulanacağı henüz yayımlanmamış kurum talimatlarına bağlı. Aynı gün imzalanan bir başkanlık bildirisi (proclamation), 100.000 dolarlık H-1B ödemesini 21 Eylül 2027'ye kadar uzattı. Massachusetts'teki bir federal mahkeme bu ödemeyi Haziran 2026'da iptal etmişti ve ödeme hala tahsil edilmiyor. Hükümetin itirazı sürerken uzatmanın da aynı karar kapsamında kalması bekleniyor.
Federal Register: H-1B programına ilişkin 14431 sayılı kararnameyi okuyun
Ekim 2026 göçmenlik bülteninde paylaştığımız müvekkillerimizin her biri aylarca, bazıları yıllarca karar bekledi. Hepsinde USCIS'i harekete geçmeye zorlamak için federal mahkemede mandamus davası açtık.
RFE'ye rağmen gelen green card. Tır şoförü olarak çalışan Türk vatandaşı müvekkilimiz, iltica statüsüne dayalı Form I-485 başvurusunu 12 Eylül 2024'te yaptı. 22 ay bekledikten sonra 14 Temmuz 2026'da Kaliforniya Doğu Bölge Federal Mahkemesi'nde dava açtık. Müvekkilimiz başta dava açmak konusunda tedirgindi. Dosyasında hareket görünce green card onayı geldiğini düşündü, ancak gelen bir ek belge talebiydi (RFE). Cevabı 16 Eylül'deki son günden önce sunduk. Green card'ı 22 Eylül 2026'da onaylandı. Şimdi vatandaşlık yolunu planlıyor, çünkü anne ve babası için başvuru yapabilmesi bu adıma bağlı.
İki yıl bekleyen I-730 onaylandı. Türk bir aile 2023'te ABD'ye geldi ve göçmenlik mahkemesi sürecinin sonunda iltica statüsü aldı. Oğulları ABD'ye ayrıca vizeyle girdiği için bu davanın parçası değildi. Aile, oğulları için aile birleşimi dilekçesi (Form I-730) verdi. Anne ve baba da 24 Mayıs 2024'te green card başvurusu yaptı. I-730 yaklaşık iki yıl bekleyince 3 Ağustos 2026'da Kuzey Carolina Orta Bölge Federal Mahkemesi'nde dava açtık. I-730 23 Eylül 2026'da onaylandı. Anne ve babanın I-485 başvuruları hala bekliyor ve takibini sürdürüyoruz.
Aynı ziyarette iki mülakat, ardından green card. Türk vatandaşı bir müvekkilimiz eşi için Form I-730, kendisi için Form I-485 başvurusu yaptı. İki dosya da iki yıl beş ay boyunca sonuçlanmadı. 27 Ocak 2026'da Connecticut Bölge Mahkemesi'nde dava açtık. USCIS, I-730 mülakatını yaptığı gün müvekkilimizin I-485 mülakatını da aynı ziyarette tamamladı ve iki mülakat da sorunsuz geçti. Green card'ı 18 Eylül 2026'da onaylandı.
17 ay sonra vatandaşlık mülakatı. Meksika vatandaşı müvekkilimiz N-400 vatandaşlık başvurusunu 8 Mart 2025'te yaptı. Yaklaşık 17 ay boyunca mülakata çağrılmadı. 1 Eylül 2026'da Arizona Bölge Mahkemesi'nde dava açtık ve vatandaşlık mülakatı 27 Ekim 2026'ya belirlendi. Dosyayı karar çıkana kadar takip edeceğiz. Eşinin de bekleyen bir N-400 başvurusu var; onun için mülakat tarihi verilmezse yardımcı olabiliriz.
Ayın en hızlı sonucu: bir gün. H-4 statüsündeki Hindistan vatandaşı müvekkilimiz, H-4'e dayalı çalışma izni için Form I-765 başvurusunu 20 Mayıs 2026'da yaptı. 16 Eylül 2026'da Ohio Güney Bölge Federal Mahkemesi'nde dava açtık. USCIS başvuruyu ertesi gün, 17 Eylül'de onayladı. Fiziksel kart geldiğinde dosya kapanacak. Bekleyen bir çalışma izninin ne zaman federal mahkemeye taşınabileceğini H-4 EAD gecikmesi rehberimizde anlattık.
İltica temelli green card mülakatı sonunda takvimde. İltica statüsündeki Türk vatandaşı müvekkilimiz Form I-485 başvurusunu 10 Aralık 2024'te yaptı. 19 ay sonra, 14 Temmuz 2026'da Tennessee Orta Bölge Federal Mahkemesi'nde dava açtık. Mülakatı 23 Ekim 2026'ya belirlendi ve ekibimiz dosyayı yakından takip ediyor.
Yaklaşık dört yıl sonra mülakat göründü. Malavi vatandaşı müvekkilimiz, ABD vatandaşı eşi üzerinden I-130 ve I-485 başvurularını 3 Ekim 2022'de yaptı. Yaklaşık 45 ay sonra, 29 Temmuz 2026'da Washington Batı Bölge Federal Mahkemesi'nde dava açtık. USCIS 15 Eylül'de bir mülakat planlandığını bildirdi. Avukat Arif Gözel bunun olumlu bir gelişme olduğunu teyit etti. Resmi mülakat bildirimi henüz gelmedi.
Her dosya kendi koşullarına göre ilerler ve dava açmak belirli bir sonucu garanti etmez. Bu dosyaların ortak noktası, bir federal hakimin ölçebileceği kadar uzun ve belgelenmiş bir gecikmeydi.
ABD göçmenlik sürecinizle ilgili kişiye özel bir değerlendirme için bizimle iletişime geçin. Deneyimli ekibimiz sürecinizi baştan sona değerlendirir ve size en uygun stratejiyi önerir.
Telefon: +1 (862) 799-2200 | E-posta: info@gozellaw.com
Hukuki Bilgilendirme
Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Her göçmenlik davası kendine özgü koşullara sahiptir. Durumunuza özel hukuki değerlendirme için deneyimli bir göçmenlik avukatına danışmanız önerilir. Bu makalede yer alan bilgiler yayın tarihindeki mevzuat ve uygulamalara göre hazırlanmıştır; sonraki değişiklikler içeriği etkileyebilir.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!