
Bir birey ICE tarafından gözaltına alındığında ve göçmenlik mahkemesi "yetki yoksunluğu" gerekçesiyle kefalet duruşması (bond hearing) talebini reddettiğinde, Federal Habeas Corpus dilekçesi en etkili hukuki çözüm haline gelir. Kısıtlayıcı kurum politikalarına bağlı olan göçmenlik sisteminin aksine, Federal Mahkeme, tutukluluğunuzun yasallığını denetleme ve serbest bırakılmanıza karar verme konusunda doğrudan anayasal yetkiye sahiptir.
Eğer yakınınız bir kefalet duruşması hakkı tanınmadan tutuluyorsa veya aylardır gözaltındaysa, 28 U.S.C. § 2241 kapsamında Habeas Corpus davası açıyoruz. Bu anayasal süreç, göçmenlik bürokrasisini devre dışı bırakarak hükümeti tutukluluk gerekçelerini bir ABD Bölge Mahkemesi Hakimi (Federal Hakim) önünde ispat etmeye zorlar.
Göçmenlik hakimleri hükümetin idari politikalarıyla kısıtlanırken, Federal Hakimler bağımsızdır. Biz, bu bağımsız yargı gücünü kullanarak "zorunlu tutukluluk" (mandatory detention) kararlarına meydan okuyor ve müvekkillerimizin derhal serbest bırakılması için savaşıyoruz.
ICE gözaltısının hukuki bir mücadele verilmeden devam etmesine izin vermeyin. Detaylı dosya incelemesi için bugün tecrübeli bir Habeas Corpus avukatı ile iletişime geçin.
İnceleme sürecini hızlandırmak için lütfen tutuklu kişinin A-Number numarasını ve bulunduğu gözaltı merkezi (detention center) bilgisini hazır bulundurun.
Habeas Corpus, bir bireyin hürriyetinin kısıtlanmasına karşı başvurulabilecek en üst düzey anayasal mekanizmadır. Göçmenlik hukuku kapsamında bu süreç; ICE’ın sizi yasal bir dayanak olmadan, kefalet hakkı tanımadan veya ucu açık bir süre boyunca tuttuğu durumlarda hükümeti federal mahkemede hesap vermeye zorlar.
28 U.S.C. § 2241 uyarınca, Federal Bölge Mahkemeleri tutukluluğunuzun hukuka uygunluğunu inceleme yetkisine sahiptir. Bu, kritik bir ayrımdır: Göçmenlik Hakimleri Yürütme Erki’ne (Adalet Bakanlığı) bağlıdır ve katı kurum politikalarıyla kısıtlanmıştır; ancak Federal Hakimler (Article III Judges) tamamen bağımsızdır. Göçmenlik mahkemesi sisteminin çözüm üretemediği durumlarda, Federal Hakimler hükümetin kararını geçersiz kılma ve anayasal haklarınızı koruma yetkisine sahiptir.
Bir Habeas başvurusu yapıldığında, Federal Mahkeme tutukluluğu genellikle şu üç kriter üzerinden inceler:
Yasal Yetki (Statutory Authority): Hükümetin, mevcut tutukluluk yasaları çerçevesinde sizi gözaltında tutmaya devam etme hakkı var mı?
Kefalet Uygunluğu (Bond Eligibility): Sizi mahkeme huzuruna çıkarmamak için tutukluluğunuz yanlış bir şekilde "zorunlu" (mandatory) olarak mı sınıflandırıldı?
Anayasal Süreç (Due Process): Tutukluluk süreniz, ABD Anayasası uyarınca "makul olmayan" veya "cezalandırıcı" bir boyuta ulaştı mı?
Göçmenlik politikalarının zorlaştığı dönemlerde, federal dava süreci özgürlüğe giden en etkili yoldur. Birçok eyalette Habeas Corpus dilekçeleri, uygun görülen vakalar için kefalet duruşması hakkı kazanılmasında veya doğrudan serbest bırakılma konusunda %90’ın üzerinde bir başarı oranına sahiptir. Biz Gozel Law olarak, idari sürecin tıkandığı ve müvekkilin özgürlüğüne kavuşması için federal müdahalenin zorunlu olduğu vakalara odaklanıyoruz.
Hukuk büromuz, özellikle aşağıdaki durumlarda bireyleri temsil etmektedir:
1. Zorunlu Tutukluluk İtirazları (Bölüm 1225 ve 1226)
"Arriving alien" (sınırdan yeni giriş yapanlar) statüsünde olan ve kefalet duruşması hakkı olmadığı söylenen kişileri temsil ediyoruz. Hükümetin, tutukluluğunuzun "zorunlu ve denetlenemez" olduğu yönündeki iddiasına itiraz ediyoruz.
Not: Bu tür bir Habeas davası açmak için 6 ay beklemenize gerek yoktur, kefalet duruşması talebiniz "yetki yokluğu" nedeniyle reddedildiği anda harekete geçebiliriz.
2. Uzatılmış ve Belirsiz Tutukluluk (Zadvydas Standardı)
Özellikle sınır dışı işleminin "makul derecede öngörülebilir" olmadığı durumlarda, 6 ayı aşkın süredir tutuklu bulunanları savunuyoruz. Eğer ICE, ülke koşulları veya seyahat belgelerinin eksikliği nedeniyle sizi sınır dışı edemiyor ve tutmaya devam ediyorsa, bunun bir hak ihlali olduğunu savunuyoruz. (Bkz: Zadvydas v. Davis kararı)
3. Uzak Eyaletlere Transferin Önlenmesi
New York (NY) veya New Jersey (NJ) gibi göçmen lehine federal kararların olduğu bölgelerde yeni gözaltına alınan müvekkillerimiz için derhal Habeas dilekçesi veriyoruz. Bu stratejik hamle, ICE'ın sizi davanıza daha katı bakan uzak eyaletlerdeki gözaltı merkezlerine transfer etmesini engellemeyi ve davanızın bağımsız federal hakimler önünde kalmasını sağlamayı amaçlar.
Federal mahkeme süreci son derece disiplinli ve hızlı ilerleyen bir yoldur. Aylarca durgun kalabilen göçmenlik mahkemelerinin aksine, bir Habeas Corpus başvurusu hükümeti (ICE ve Adalet Bakanlığı) derhal cevap vermeye zorlar. Amacımız, ICE sizi başka bir eyalete transfer etmeye fırsat bulamadan davanızı bağımsız bir yargıcın önüne taşımaktır.
Tutukluluğunuzun yasal dayanağını anında analiz ediyoruz. Göçmenlik hakiminin "yetkim yok" diyerek kefalet duruşmasını reddetmesinin hukuki açığını bularak, federal düzeyde itirazımızı hazırlıyoruz.
Çoğu durumda, göçmenlik mahkemesinin (BIA) aylar süren temyiz sürecini beklemek zorunda değiliz. "Futility Exception" (Boşuna Çaba İstisnası) stratejimizle, kurum politikalarının zaten aleyhinize olduğunu kanıtlayarak, vakit kaybetmeden doğrudan Federal Bölge Mahkemesi'ne başvuruyoruz.
28 U.S.C. § 2241 kapsamında hazırladığımız dilekçeyi Federal Mahkemeye sunuyoruz. Bu hamle, ABD Savcılığına tebliğ edildiği anda hükümet, sizi neden tutuklu tuttuğunu hukuki delillerle açıklamak zorunda kalır. Artık kontrol hükümette değil, bağımsız mahkemededir.
Başvurumuzu inceleyen Federal Hakim, davanın durumuna göre şu kararlardan birini verebilir:
Derhal Tahliye: ICE'ın sizi serbest bırakması yönünde kesin emir.
Kefalet Duruşması Emri: Göçmenlik mahkemesini 10-14 gün gibi çok kısa bir sürede size "Bond Hearing" (Kefalet Duruşması) yapmaya zorlayan karar.
Tutukluluk Denetimi: Hükümetin, neden tutuklu kalmanız gerektiğini (kaçma riski veya tehlike gibi) ispat etmesi zorunluluğu.
Federal mahkemenin müdahalesi, süreci inanılmaz hızlandırır. Başarılı dosyalarımızla, başvurunun ardından 14 ila 21 gün içinde müvekkillerimizin kefalet duruşması aldığını veya serbest kaldığını görüyoruz.
Göçmenlik sistemindeki belirsizlikler nedeniyle, ICE görüşmelerine veya mülakatlara hazırlıklı gitmek hayati önem taşır. Bir gözaltı durumunda hükümetin en sık başvurduğu taktik, kişiyi hızla başka bir eyaletteki uzak bir tesise transfer etmektir. Bu nakil gerçekleşmeden önce Federal Mahkemeye başvurmak, davanızın yerel ve daha adil mahkemelerde kalmasını sağlar.
Bu tür davalarda hız, özgürlükle eşdeğerdir. Henüz bir gözaltı durumu yaşanmadan önce, aşağıdaki dört temel belgenin bir kopyasını avukatınıza ulaştırmış olmanız, müdahale süremizi günlerden saatlere indirir:
İltica Başvuru Formu (I-589): Teslim edilmiş olan başvurunuzun eksiksiz bir kopyası.
Çalışma İzni (EAD): Çalışma izni kartınızın ön ve arka yüz fotokopisi.
Sınır Giriş Kayıtları: ABD sınırından giriş yaparken size verilen tüm resmi belgeler.
Mahkeme Bildirimi (NTA - Notice to Appear): Göçmenlik mahkemesi sürecinizi başlatan resmi belge.
Bu belgelerin sistemimizde hazır bulunması, bir gözaltı yaşandığı anda vakit kaybetmeden Habeas Corpus dilekçesini vermemizi sağlar. Bu yaklaşım sayesinde, ICE sizi uçağa bindirip başka bir eyalete sevk etmeye çalışırken, biz Federal Hakimden transferin durdurulmasını veya derhal serbest bırakılmanızı talep edebiliriz.
Unutmayın: Belgeleriniz avukatınızda hazırsa, biz de sizin için savaşmaya hazırız demektir.
Federal mahkemelerde dava açmak, standart göçmenlik hukukunun ötesinde bir uzmanlık gerektirir. Biz, stratejik federal davalar aracılığıyla hükümeti yasal sınırları içinde kalmaya zorlama konusunda uzmanlaşmış bir ekibiz.
Federal Mahkeme Otoritesi: Göçmenlik kurumlarını anayasal kurallara uymaya zorluyoruz. Davanızı bağımsız Federal Hakimlerin önüne taşıyarak, göçmenlik bürokrasisinin kısıtlayıcı politikalarını devre dışı bırakıyoruz.
Yüksek Başarı Oranı: NY, NJ ve Maryland gibi bölgelerde, "hiçbir yasal hakkı kalmadığı" söylenen müvekkillerimiz için kefalet duruşmaları ve tahliye kararları aldık. Federal yargıdaki tecrübemiz, en zor vakalarda bile çıkış yolu bulmamızı sağlar.
Hız ve Stratejik Müdahale: Gözaltında geçen her saatin ne kadar kıymetli olduğunun bilincindeyiz. Belgeleriniz elimize ulaştıktan sonra 24-48 saat içinde acil dilekçelerimizi dosyalayarak, transferleri engellemek ve haklarınızı güvence altına almak için organize oluyoruz.
Eğer bir yakınınız şu an ICE göçmenlik bürosu tarafından gözaltında tutuluyorsa veya yaklaşan bir ICE görüşmenizde tutuklanma korkusu yaşıyorsanız beklemeyin. Hükümetin yetki aşımına karşı koyabileceğiniz yasal yollar mevcuttur.
Gözaltı durumunun detaylı ve gizli incelenmesi için bizimle derhal iletişime geçin.
WhatsApp (Acil Hat): +1-862-799-2200
E-posta: info@gozellaw.com
Gerekli Bilgiler: Eğer yakınınız zaten gözaltındaysa, lütfen A-Number numarasını ve bulunduğu Gözaltı Merkezi (Detention Facility) adını belirtin.
Gözaltı sonrası ICE genellikle kişiyi hızlıca başka bir eyaletteki uzak bir merkeze sevk etmeye çalışır. Bu aşamada en kritik adım, dosyanın yerel ve daha esnek mahkemelerde kalmasını sağlamak için vakit kaybetmeden bir Habeas Corpus davası açmaktır. Federal bir avukat aracılığıyla yapılacak bu müdahale, sürecin kontrolünü ICE’tan alıp bağımsız bir hakime verir.
Kesinlikle hayır. Göçmenlik hakimlerinin "yetkim yok" dediği noktada Federal Habeas Corpus süreci başlar. Göçmenlik hakimlerinin bağlı olduğu kısıtlayıcı kuralları Federal Hakimler tanımaz, onlar sadece anayasaya bakar. Hakim "yetkim yok" dediği an, Federal Mahkemeye gidip "Hükümet müvekkilimi hukuksuz tutuyor" deme hakkımız doğar.
Hayır, bu en büyük yanlış anlaşılmalardan biridir. Eğer yakınınız "zorunlu tutukluluk" (mandatory detention) kapsamında tutuluyorsa ve kefalet duruşması hakkı reddedildiyse, 6 ay beklemeden derhal dava açabiliriz. 6 aylık süre (Zadvydas kuralı), genellikle sınır dışı kararı kesinleşmiş ama gönderilemeyen kişiler içindir.
Evet. Federal Mahkeme, göçmenlik mahkemesinin kararını bozabilir veya hükümeti 10-14 gün içinde anayasal haklara uygun, adil bir kefalet duruşması (bond hearing) yapmaya zorlayabilir. Federal müdahale, ICE’ın "keyfi" tutukluluk kararlarını karşı en güçlü hukuki yoldur.
Eğer transfer gerçekleşmeden önce Federal Mahkemeye başvurursak, davanın mevcut bölgede kalmasını sağlama şansımız çok yüksektir. Örneğin, New York veya New Jersey’deki bir göçmeni, kuralların daha katı olduğu güney eyaletlerine göndermek istediklerinde, Federal Hakime başvurarak davanın burada görülmesini talep ediyoruz.
Federal mahkemeler, göçmenlik mahkemelerine göre çok daha hızlı takvimlerle çalışır. Başarılı dosyalarımızda, dava açıldıktan sonra 14 ila 21 gün içinde müvekkilimizin ya doğrudan serbest kaldığını ya da mahkeme emriyle kefalet duruşmasına çıkarıldığını görüyoruz.
Evet. "Arriving Alien" olarak adlandırılan ve sınırda gözaltına alınan kişiler genellikle "hiçbir hakkınız yok" denilerek aylarca tutulur. Biz, bu kişilerin de anayasal "Due Process" (adil yargılanma) hakkı olduğunu savunarak Federal Mahkeme önünde özgürlük mücadelesi veriyoruz.
Eğer göçmenlik kurumunun politikası zaten size karşıysa ve temyize gitmek sadece vakit kaybıysa, bu süreci atlayıp doğrudan Federal Hakime giderek zaman kazanıyoruz.
Hız kazanmak için şu dört belge hayati önem taşır: NTA (Mahkeme kağıdı), I-589 (İltica formu), EAD (Çalışma izni) ve Sınır giriş belgeleri. Bu belgeler elimizdeyse, tutuklama haberini aldığımız an dilekçemizi saatler içinde sunabiliriz.
Göçmenlik hakimleri hükümetin (Adalet Bakanlığı) birer çalışanıdır. Ancak Federal Hakimler, ömür boyu atanmış bağımsız yargıçlardır. Siyasi iklimden etkilenmezler ve sadece anayasayı uygularlar. Bu bağımsızlık, ICE karşısında müvekkilimiz için en büyük güvencedir.
ABD Hukuku'ndaki önemli gelişmelerden haberdar olmak için bültenimize abone olabilirsiniz.