
BIA’nın Matter of Yajure Hurtado kararı sonrası göçmenlik hakimlerinin kefalet (bond) yetkisi tartışmaya açıldı. Özellikle Texas, Louisiana ve Mississippi'yi kapsayan Fifth Circuit (5. Bölge) kararı sonrası, bu eyaletlerde bond alma imkanı ciddi oranda kısıtlanırken, transfer öncesi açılan Habeas Corpus davaları özgürlüğe giden tek yol haline geldi.
Sınırdan yasa dışı yollarla ABD’ye giriş yapan birçok kişi, iltica davası devam ederken topluluk içinde kalabiliyordu. Ancak mevcut yönetimle birlikte bu kişilere yönelik gözaltı uygulamaları artmaya başladı ve çok sayıda kişi göçmenlik gözaltı merkezlerine (detention) alındı.
Bu süreçte göçmenlik hakimlerinin kefalet (bond) yetkisine ilişkin önemli bir karar gündeme geldi. Göçmenlik hakimlerinin “üst kurulu” olarak anılan Board of Immigration Appeals (BIA), 5 Eylül 2025 tarihli “Yajure Hurtado” olarak anılan karar kapsamında, sınırdan giriş yapan kişilere göçmenlik hakimlerinin bond verme, yani kefaletle salıverme, yetkisi olmadığı yorumunu benimsedi. Bunun sonucunda, göçmenlik mahkemelerine yapılan kefalet taleplerinde hakimlerin “yetki yok” diyerek dosyayı reddettiği, yetki itirazının BIA kararına dayandırıldığı bir pratik oluştu.
Resmi kaynak: Matter of Yajure Hurtado
Bu yoruma karşı gözaltındaki göçmenler ve göçmenlik avukatlarının izlediği yol, federal mahkemede habeas corpus davası açmak oldu. İtirazlarının temelinde, kanunun yanlış yorumlandığı ve BIA’nın “Yajure Hurtado” kararının hatalı olduğu iddiası yer aldı. Federal mahkemeden, göçmenlik mahkemesine “yetkin var” denilerek bond duruşmasının yapılmasının sağlanması talep edildi. Bu süreçte, birçok federal bölge mahkemesi hakimi (district court judge), göçmenler lehine kararlar verdi. Bazı dosyalarda doğrudan serbest bırakılma, bazılarında ise bond duruşması yapılması yönünde kararlar çıktı.
ABD’de federal yargı sistemi üç aşamalı bir hiyerarşiyle işler ve her bölgenin kendi kuralları vardır:
District Courts (Bölge Mahkemeleri): İlk başvurunun (Habeas Corpus) yapıldığı yer.
Circuit Courts (Temyiz Mahkemeleri): Eyalet gruplarını bağlayan "yasa koyucu" kararları veren yer (Toplam 11 bölge).
Supreme Court (Yüksek Mahkeme): En üst merci.
Bu hiyerarşi içinde Beşinci Bölge (Texas, Louisiana, Mississippi) şu an en kritik bölge konumunda. Çünkü bu bölgenin üst mahkemesi olan Fifth Circuit, 6 Şubat 2026 tarihli “Buenrostro-Mendez v. Bondi” kararıyla, göçmenlik hakimlerinin bond (kefalet) yetkisini fiilen elinden aldı.
Bu karar sadece Texas veya Louisiana’da yaşayanları ilgilendirmiyor. ICE’ın stratejik bir transfer mekanizması bulunuyor. New Jersey, Chicago veya California gibi "bond dostu" bölgelerde gözaltına alınan kişiler, birkaç gün içinde kapasitesi yüksek olan Fifth Circuit eyaletlerine (özellikle Texas) sevk ediliyor. Kişi bir kez bu bölgeye transfer edildiğinde, federal hakimlerin "bond duruşması yapılsın" talimatı verme yetkisi (son kararla birlikte) büyük ölçüde ortadan kalkıyor. Uzak transferler ve belirsiz tutukluluk süreci (prolonged detention), göçmenleri hukuki mücadeleden vazgeçip "gönüllü ayrılmayı" (voluntary departure) kabul etmeye iten bir baskı mekanizmasına dönüşüyor.
ICE’ın stratejisi net: Başka eyaletlerde (New Jersey, New York, California vb.) gözaltına alınan kişileri hızla Fifth Circuit kapsamındaki (Texas, Louisiana) yüksek kapasiteli merkezlere transfer etmek. Ancak, habeas corpus davası transfer gerçekleşmeden önce açılırsa, kişinin bulunduğu yargı bölgesinden Fifth Circuit kapsamındaki eyaletlere gönderilmesinin önüne geçilebiliyor. Bu senaryoda kişi New Jersey’deyse New Jersey’de, California’daysa California’da, Washington eyaletindeyse Washington’da kalmaya devam ediyor. Bu bölgelerdeki federal hakimlerin bond ve salıverme yetkisinin varlığını kabul etmesi, özgürlüğü korumak açısından önemli bir avantaj sağlıyor. Bu nedenle olası bir gözaltı riskine karşı belgelerin hazır tutulması kritik önem taşıyor. Önemli evrakların bir arkadaşta veya avukatta bulunması, davanın hızlı açılmasını kolaylaştırıyor ve transferi durdurma ihtimalini artırıyor.
Yakın tarihli bir dosyada, Kolombiya kökenli ve göçmenlik gözaltısında tutulan bir kişi cuma günü Gozel Law Firm ile iletişime geçti. Habeas corpus davası aynı gün gece yarısından önce federal mahkemeye sunuldu. Ertesi gün (cumartesi) saat 20:00’de federal hakim, salı günü bond (kefalet) duruşması yapılmasına karar verdi. Başvurunun bu hızda yapılması, kişinin Arizona, Mississippi veya Louisiana gibi farklı bir bölgeye transfer edilmeden New Jersey’de bond duruşmasına girebilmesini sağladı.
Washington eyaleti Tacoma’daki bir göçmenlik cezaevinde (detention center) 13 aydan fazla süredir tutuklu bulunan bir kişi için yürütülen süreç, Habeas Corpus’un "withholding" kararı sonrası durumlarda ne kadar etkili olduğunu kanıtladı.
Sınırdan giriş yapan ve iltica başvurusu sonrası Temmuz 2025’te "Withholding of Removal" (ülkesine geri gönderilmeme) kararı alan kişi, bu statüye rağmen 6 ay daha hukuksuz bir şekilde gözaltında tutulmaya devam edildi. Bu süre zarfında ICE tarafından "üçüncü bir ülkeye gönderileceği" yönünde baskılara maruz kalan kişi için Gozel Law Firm ile iletişime geçilmesinin ardından 12 Ocak’ta federal mahkemeye Habeas Corpus başvurusu sunuldu.
Federal mahkemeye sunulan güçlü savunma sonrası hakim çok kısa bir sürede kararını açıkladı:
Tutukluluğun haksız olduğuna hükmedilerek kişinin doğrudan salınmasına karar verildi.
Mahkeme, göçmenlik mahkemesi önünde yeterli bir duruşma yapılmadan bu kişinin bir daha tutuklanamayacağına hükmetti.
Kişinin Uganda veya Sudan gibi üçüncü dünya ülkelerine gönderilmesinin önüne geçildi.
Bu dosyaya ilişkin video anlatımı için tıklayın: 13 Ay Sonra Gelen Özgürlük - Habeas Corpus Davası
Habeas corpus başvurularında hedef her zaman doğrudan serbest bırakılma olmayabiliyor. Bazı dosyalarda federal süreç, bond (kefalet) duruşmasına erişimi açıyor ve çıkış bond ile mümkün oluyor. Bond miktarları ise dosyaya göre geniş bir aralıkta değişkenlik gösterebiliyor. Son bond duruşmalarından örnekler:
New York’ta ICE kontrolü sırasında tutuklanan Afganistan asıllı bir kişi, $15.000 bond ile serbest kaldı.
New Jersey’de Hindistan asıllı bir kişi için tutuklamadan 2-3 gün içinde habeas başvurusu yapıldı ve $7.000 bond ile çıkış sağlandı.
Maryland’de Honduras asıllı, sınırdan giriş yapan bir dosyada göçmenlik hakimi “yetki yok” dedi. Federal habeas sonrası $1.500 bond ile serbestlik mümkün oldu.
Not: Bond miktarları adli geçmiş, kaçma riski ve hakim takdirine göre $1,500 ile $25,000 arasında değişmektedir.
ICE gözaltı süreçlerinde ve Habeas Corpus dosyalarında her saat kritiktir. Özellikle Texas, Louisiana veya Mississippi’ye transfer gerçekleşmeden önce davanın açılması, özgürlüğe giden yolun kapanmaması adına hayati önem taşır. Kişi, katı kuralların uygulandığı Fifth Circuit bölgesine sevk edildikten sonra bond (kefalet) seçenekleri büyük ölçüde daralmaktadır.
Bu nedenle, olası bir gözaltı riskine karşı belgelerinizi hazır tutmak ve transfer süreci başlamadan profesyonel müdahalede bulunmak en pratik önlemdir.
Hemen Harekete Geçin: Bir yakınınız ICE tarafından gözaltına alındıysa, "bond yok" veya "hakimin yetkisi yok" denilerek bond duruşmasına çıkmanız engelleniyorsa zaman kaybetmeyin. Transferi durdurmak ve federal mahkemede tahliye sürecini başlatmak için profesyonel yol haritanızı hemen oluşturalım:
Acil Tahliye ve Savunma Stratejileri: Habeas Corpus Servis Sayfamızı İnceleyin
7/24 İletişim ve Hukuki Danışmanlık: İletişim Sayfamız Üzerinden Bize Ulaşın
Gecikmeden yapılan bir başvuru, belirsiz tutukluluk süreci ile özgürlük arasındaki en önemli farktır.
Gozel Law Firm | Federal Immigration Defense
E-posta: info@gozellaw.com
ABD Hukuku'ndaki önemli gelişmelerden haberdar olmak için bültenimize abone olabilirsiniz.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!