Ağustos 2026 Göçmenlik Bülteni: İltica, Public Charge, Öğrenci Statüsü ve ICE Gelişmeleri

agustos-2026-aylik-bulten

İçindekiler


Ağustos 2026, Amerika Birleşik Devletleri’nde bekleyen dosyası bulunan iltica ve Green Card başvuru sahipleri, öğrenciler, değişim programı katılımcıları, işverenler ve aileler açısından önemli göçmenlik gelişmelerini beraberinde getiriyor. Bu ayın bülteninde USCIS’in bazı iltica başvurularını mülakat yapmadan göçmenlik mahkemesine sevk etmesine izin veren yeni düzenlemeyi, 2022 tarihli public charge kuralının yürürlükten kaldırılmasını, F, J ve I statülerinde Duration of Status uygulamasını sona erdiren nihai kuralı, yürürlüğe giren yeni USCIS imza şartlarını, ICE tutuklama ve gözaltı sayılarındaki belirgin artışı ve affirmative asylum mülakatlarında soruların kapsamının genişlediğine ilişkin bildirimleri ele alıyoruz.

Bu ayın en önemli gelişmesi, DHS tarafından yayımlanan ve 28 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe giren geçici nihai kuraldır. Yeni düzenleme kapsamında USCIS, belirli affirmative asylum başvurularını başvuru sahibiyle mülakat yapmadan göçmenlik mahkemesine sevk edebilir. Düzenleme, henüz mülakat tarihi verilmemiş bekleyen dosyaları da kapsayabildiği için Form I-589 ile sunulan yazılı beyan ve belgeler artık önceye kıyasla daha belirleyici olabilir.

Diğer iki düzenleme ise eylül ayında yürürlüğe girecek. Public charge düzenlemesini yürürlükten kaldıran kural 18 Eylül 2026 tarihinde uygulanmaya başlayacak ve USCIS memurlarına dosyaları bireysel koşullara göre değerlendirme konusunda daha geniş takdir yetkisi verecek. F, J ve I statülerindeki kişiler için sabit kalış süresi getiren düzenleme ise 15 Eylül 2026 tarihinde yürürlüğe girerek açık uçlu Duration of Status uygulamasını sona erdirecek. Başvuru yapmaya halihazırda uygun olan kişilerin, bu tarihlerden önce dosyalama zamanlamalarını değerlendirmeleri yararlı olabilir.

Ağustos Göçmenlik Bültenimizi okuyarak bu gelişmelerin bekleyen iltica başvurularını, Adjustment of Status dosyalarını, öğrenci ve değişim ziyaretçisi statülerini, USCIS başvuru uygulamalarını, gözaltı riskini ve önümüzdeki aylarda değerlendirilebilecek federal dava seçeneklerini nasıl etkileyebileceğini öğrenebilirsiniz.

USCIS İltica Dosyalarını Mülakat Yapmadan Mahkemeye Sevk Edebilir

DHS tarafından yayımlanan geçici nihai kural, 28 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girdi. Düzenleme, USCIS’in belirli affirmative asylum başvurularını iltica mülakatı yapmadan Executive Office for Immigration Review’a, yani göçmenlik mahkemesi sistemine sevk etmesine izin veriyor. 91 FR 47101 numarasıyla yayımlanan düzenleme, yayımlandığı gün yürürlüğe girdi. DHS Docket No. USCIS-2026-0199 kapsamında kamuoyu görüşleri 28 Eylül 2026 tarihine kadar sunulabilecek.

Yeni düzenleme iltica mülakatlarını tamamen ortadan kaldırmıyor. USCIS, bir iltica başvurusunu kabul veya reddetmeden önce başvuru sahibiyle mülakat yapmaya devam edecek. ABD’de kalmak için geçerli ve yasal bir statüye sahip başvuru sahiplerinin mülakatları da devam edecek. Değişen nokta, USCIS’in dosyayı göçmenlik mahkemesine sevk etmeden önce mutlaka mülakat yapma zorunluluğunun kaldırılmasıdır. Yazılı dosya, bir yıllık başvuru süresinin kaçırıldığını, iltica hakkı bakımından zorunlu bir engel bulunduğunu, takdir yetkisinin başvuru sahibi aleyhine kullanılabileceğini veya başvurunun esastan uygun olmadığını gösteriyorsa sevk işlemi değerlendirilebilir. Refakatsiz çocuklar ise bir yıllık başvuru süresi gerekçesiyle bu yöntem kapsamında sevk edilmeyecek.

Düzenleme yalnızca yeni başvurularla sınırlı değil. DHS, henüz ilk mülakatı planlanmamış bekleyen dosyalarda da bu yetkinin kullanılabileceğini belirtiyor. Düzenlemedeki rakamlara göre bekleyen yaklaşık 1.434.145 affirmative asylum dosyasından yaklaşık 444.724’ü potansiyel olarak bu uygulamanın kapsamına girebilir. DHS, yılda yaklaşık 132.167 başvurunun mülakat yapılmadan göçmenlik mahkemesine sevk edilebileceğini tahmin ediyor. Sevk işlemi dosyanın sona erdiği anlamına gelmez; başvuru sahibi iltica talebini göçmenlik hakimi önünde yeniden sunabilir. Bununla birlikte başvuru sahipleri, Form I-589 ile birlikte verdikleri belgelerin USCIS’in işlem yaparken esas alabileceği kayıt olduğunu dikkate almalıdır.

Federal Register: Affirmative asylum dosyalarının mülakatsız sevkine ilişkin DHS geçici nihai kuralını inceleyin

Public Charge Düzenlemesi 18 Eylül’de Yürürlükten Kalkıyor

DHS, 2022 tarihli public charge düzenlemesini yürürlükten kaldıran nihai kuralı yayımladı. Düzenleme 20 Temmuz 2026 tarihinde Federal Register’da yayımlandı ve 18 Eylül 2026 tarihinde yürürlüğe girecek. DHS, kaldırılan 2022 düzenlemesinin yerine yeni bir düzenleme getirmiyor. Yeni kural, 8 CFR 212.20 ile 212.23 arasındaki hükümleri tamamen kaldırıyor. Immigration and Nationality Act kapsamındaki public charge, yani kamuya yük olma nedeniyle ülkeye kabul edilememe hükmü ise USCIS’in ileride yayımlayabileceği politika yönergeleriyle birlikte geçerliliğini koruyor.

Bu değişikliğin uygulamadaki temel sonucu, USCIS memurlarının daha geniş takdir yetkisine sahip olmasıdır. 2022 düzenlemesi değerlendirmeyi, gelir devamlılığı amacıyla verilen nakdi yardımlar ve masrafları devlet tarafından karşılanan uzun süreli kurumsal bakım hizmetleriyle sınırlandırıyordu. Yeni kuralın yürürlük tarihinden sonra memurlar, 2022 düzenlemesinin kapsam dışında bıraktığı gelir durumuna bağlı yardımlar dahil olmak üzere dosyayla ilgili bütün unsurları bireysel değerlendirme kapsamında dikkate alabilecek. Bir kamu yardımından yararlanılması tek başına otomatik ret nedeni sayılmayacak; ancak yeni çerçeve, kaldırılan düzenlemeye göre daha az öngörülebilir olacak.

Bu değişiklik açısından başvuru tarihi büyük önem taşıyor. Yeni düzenleme, 18 Eylül 2026 veya sonrasında yapılan ülkeye kabul başvuruları ile bu tarihte ya da sonrasında posta damgası taşıyan veya elektronik ortamda gönderilen Adjustment of Status başvurularına uygulanacak. Yürürlük tarihinden önce alınan yardımlar, 2022 düzenlemesindeki esaslara göre değerlendirilecek. DHS ayrıca Form I-485’in güncellenmiş bir sürümünün yayımlanacağını açıkladı. Yürürlük tarihinden sonra eski form sürümleriyle yapılan başvurular reddedilerek işleme alınmadan geri gönderilebilir. Geçiş döneminde başvuru yapacak kişiler, dosyalarını gönderdikleri gün geçerli olan form sürümünü mutlaka kontrol etmelidir.

Federal Register: 2022 tarihli public charge düzenlemesini yürürlükten kaldıran DHS nihai kuralını inceleyin

F, J ve I Statülerinde Duration of Status Uygulaması Sona Eriyor

Temmuz bültenimizde, DHS’in Duration of Status uygulamasını sabit bir kalış süresiyle değiştirmeyi öngören düzenleme teklifini ele almıştık. Bu teklif artık nihai kurala dönüştü. DHS, düzenlemeyi 17 Temmuz 2026 tarihinde Federal Register’da yayımladı. Kural 15 Eylül 2026 tarihinde yürürlüğe girecek. Düzenleme, Kongre incelemesine tabi önemli bir kural olarak sınıflandırıldı. DHS, bu inceleme sürecinin yürürlük tarihini değiştirmesi halinde ayrıca duyuru yapacağını belirtti.

F ve J statüsündeki kişiler, programlarının süresi kadar ancak en fazla dört yıl için ülkeye kabul edilecek. Bu süre ülkeye giriş tarihinden değil, Form I-20 veya Form DS-2019 üzerinde yazılı program başlangıç tarihinden itibaren hesaplanacak. Yabancı basın kuruluşlarının temsilcileri genel olarak en fazla 240 gün süreyle kabul edilecek. Hong Kong ve Makao Özel İdari Bölgeleri dışındaki Çin Halk Cumhuriyeti tarafından düzenlenen pasaportlara sahip kişiler için bu süre en fazla 90 gün olacak. Daha uzun süreye ihtiyaç duyan kişilerin USCIS’e Form I-539 sunması, başvuru ücretini ödemesi ve biometrics işlemlerini tamamlaması gerekecek. F-1 öğrencileri için program sonrasındaki 60 günlük ek süre de 30 güne indirilecek.

Yürürlük tarihinde statülerini usulüne uygun şekilde koruyan F ve J statüsündeki kişilerin Form I-94 kayıtlarını hemen düzelttirmeleri genellikle gerekmeyecek. Ancak D/S olarak gösterilen kalış izinleri süresiz devam etmek yerine bir geçiş bitiş tarihine tabi olacak. Yurt dışına seyahat edilmesi halinde ABD’ye dönüşte sabit bitiş tarihi içeren yeni bir Form I-94 düzenlenecek. Kural akademik hareketliliği de sınırlandırıyor. Yüksek lisans veya doktora düzeyindeki F-1 öğrencileri program devam ederken genel olarak eğitim hedeflerini değiştiremeyecek veya başka bir okula transfer olamayacak. Bir programı tamamlayan öğrencilerin genel olarak daha üst bir eğitim seviyesine ilerlemesi gerekecek. İngilizce eğitimi ise 24 ayla sınırlandırılacak. Sabit kalış süresi sona erdiğinde unlawful presence işlemeye başlayabileceği için vize damgasındaki tarih yerine Form I-94 üzerindeki tarihin takip edilmesi kritik hale gelecek.

Federal Register: Göçmen olmayanlar için sabit kalış süresi getiren DHS nihai kuralını inceleyin

Yeni USCIS İmza Kuralı Yürürlüğe Girdi

İmzalara ilişkin DHS geçici nihai kuralı 10 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girdi. 11 Mayıs 2026 tarihinde Federal Register’da yayımlanan düzenleme, 8 CFR 103.2(a)(7)(ii)(A) hükmünü değiştiriyor. Yeni kurala göre USCIS, bir göçmenlik başvurusunu kabul ettikten sonra imzanın geçersiz olduğunu tespit ederse başvuruyu reddederek geri gönderme veya doğrudan esastan reddetme seçeneklerinden birini takdir yetkisi kapsamında kullanabilir. Düzenleme, 10 Temmuz 2026 veya sonrasında sunulan başvurulara uygulanacak. Daha önce sunulan dosyalar ise eski kurallar çerçevesinde değerlendirilecek.

Başvurunun geri çevrilmesiyle esastan reddedilmesi arasındaki fark önemlidir. Geri çevrilen başvuruda dosya ve başvuru ücreti iade edilir. Esastan ret halinde ise ücret iade edilmez ve dosya hakkında karar verilmiş kabul edilir. Başvuru sahibinin önünde yeniden başvuru yapmak veya Form I-290B ile itiraz etmek seçenekleri kalabilir. USCIS, düzenlemeye eksik veya geçersiz imzanın sonradan tamamlanmasını sağlayan bir düzeltme mekanizması eklemedi. Kurum, usulüne uygun imzalanmamış dosyaların doğru imzalanan başvuruların önünde kota yeri veya priority date tutmaması gerektiğini belirterek bekleyen dosyaya sonradan düzeltilmiş imza sunulmasına izin vermedi. İmza sorunu bulunan Certificate of Naturalization başvuruları ise esastan reddedilmek yerine geri çevrilecek.

Geçerli imza genel olarak el yazısıyla atılan imzadır. USCIS, aslı el yazısıyla imzalanmış bir formun taranmış veya fotokopi olarak çoğaltılmış halini kabul etmeye devam ediyor. USCIS’in çevrim içi başvuru sistemi içinde güvenli şekilde oluşturulan elektronik imzalar da belirli durumlarda geçerlidir. Yazıyla girilen isimler, kaşeler, sonradan forma eklenen imza görselleri, başka bir belgeden kopyalanan imzalar ve yetkisiz kişiler tarafından atılan imzalar geçersiz sayılabilir. Petitioner, formun petitioner certification bölümünü kendisi imzalamalıdır; avukat ise yalnızca Form G-28’i imzalar. İşlem süreleri uzun olabildiği için imza sorunu başvurudan aylar veya yıllar sonra, yeniden başvuru yapmanın artık mümkün olmadığı bir aşamada ortaya çıkabilir.

Federal Register: Göçmenlik başvurularındaki imzalara ilişkin DHS geçici nihai kuralını inceleyin

ICE Tutuklama ve Gözaltı Sayıları Hızla Artıyor

Federal göçmenlik uygulamaları temmuz ayının başında belirgin biçimde yoğunlaştı. ICE’ın kurum içi belgelerine dayanan haberlere göre beş günlük bir dönemde 10.000’den fazla kişi tutuklandı. Bu rakam, yılın önceki dönemlerinde kaydedilen günlük ortalamanın yaklaşık iki katına karşılık geliyor. ICE yönetiminin günde yaklaşık 2.000 tutuklamayı yeni operasyon standardı olarak değerlendirdiği bildiriliyor. Aynı dönemde göçmenlik gözetiminde tutulan kişi sayısı yaklaşık 4.000 arttı ve ülke genelinde 63.000’i geçti.

Tutuklamaların nerede gerçekleştirildiği de toplam sayı kadar önemlidir. Göçmenlik makamlarıyla yapılan rutin check-in randevularında, trafik durdurmaları sırasında ve sokakta tutuklamalar yapıldığı bildiriliyor. Bildirim yükümlülüklerine uyduğunu düşünerek rutin randevusuna giden kişiler de gözaltına alınabiliyor. Ailelerin, gözaltına alınan bir yakının muhtemelen hangi tesise gönderileceğini, göçmenlik dosyasının kimde bulunduğunu ve ilk yirmi dört saat içinde kiminle iletişime geçileceğini önceden bilmesi önemlidir.

Gözaltı, acil hukuki süreleri beraberinde getirir. Bir kişi bond duruşması yapılmadan tutuluyorsa, gözaltı süresi aşırı derecede uzamışsa veya gözaltının devam ettirilmesinin hukuki dayanağı tartışmalıysa 28 U.S.C. § 2241 kapsamında federal habeas corpus başvurusu değerlendirilebilir. Habeas corpus, altta yatan göçmenlik dosyasının sonucuna karar vermez; gözaltının kendisinin hukuka uygun olup olmadığını inceletir. Gözaltına alınan kişinin A-Number bilgisi, tutulduğu tesisin adı, aldığı bütün bildirimler ve tutuklandığı tarih ile yer mutlaka kaydedilmelidir. Tesisler arasındaki transferler, hangi federal bölge mahkemesinin yetkili olduğunu değiştirebilir.

ICE: ICE Enforcement and Removal Operations istatistiklerini inceleyin

İltica Mülakatlarında Soruların Kapsamı Genişliyor

Sevk düzenlemesinden bağımsız olarak göçmenlik avukatları, affirmative asylum mülakatlarında sorulan soruların kapsamının belirgin biçimde genişlediğini bildiriyor. Bildirilen konular arasında çalışma geçmişi, diplomalar ve ödüller, başvuru sahibinin hem federal hem eyalet vergilerini ödeyip ödemediği, toplumsal faaliyetleri ve ABD’ye katkıları, başvuru sahibinin veya aynı hanede yaşayan kişilerin kronik hastalıkları, yasal olarak zorunlu bir engel oluşturmayan cezai davranışlar, kamuya açık açıklamalar ve sosyal medya faaliyetleri, dini bağlılık, aile üyelerinin göçmenlik geçmişi ve statüsü ile başvuru sahibinin veya aile üyelerinin antisemitik ya da Amerikan karşıtı görüşleri bulunup bulunmadığına ilişkin sorular yer alıyor.

Avukatlar ayrıca küçük çocuklar dahil derivative beneficiary konumundaki aile üyelerinin principal applicant’tan ayrılarak tek başlarına sorgulandığı mülakatlar da bildiriyor. Bu kişilere uygunluğun temelini oluşturan olaylar, başvuru sahiplerinden herhangi birinin olası cezai davranışları ve destekleyici deliller hakkında sorular yöneltilebiliyor. USCIS Affirmative Asylum Procedures Manual’a göre iltica memuru her dependent ile şahsen görüşmelidir. Dependent spouse, memurun takdirine bağlı olarak ayrı mülakata alınabilir. Ancak dependent minor, ebeveyni bulunmadan mülakata alınmamalıdır. Başvuru sahipleri farklı bir uygulamayla karşılaşırsa yaşananları daha sonra hatırlamaya çalışmak yerine olay sırasında ayrıntılı şekilde kaydetmelidir.

Aynı dönemde iltica ofislerine doğrudan erişim de sınırlandı. USCIS’in Los Angeles Asylum Office sayfasına göre bu ofis, 20 Nisan 2026 tarihinden itibaren yüz yüze bilgilendirme hizmeti vermeyi bıraktı ve başvuru sahiplerini çevrim içi araçlara ve USCIS Contact Center’a yönlendirmeye başladı. USCIS ayrıca sınırlı istisnalar dışında avukatların ve accredited representative’ların affirmative asylum mülakatlarına uzaktan katılmasına 18 Mayıs 2026 itibarıyla son verdi. Bunlar genel bir kural değişikliğinden ziyade saha bildirimleri ve ofis düzeyindeki uygulamalardır. Yine de hazırlıklı olmak önemlidir. Vergi, çalışma ve eğitim kayıtlarınızı toplayın; kamuya açık sosyal medya içeriklerinizin başvurunuzla tutarlı olduğunu kontrol edin; aile üyelerini sorulara hazırlayın ve mülakattan hem önce hem sonra USCIS çevrim içi hesabınızı inceleyin.

USCIS: USCIS Los Angeles Asylum Office sayfasını inceleyin

Öne Çıkan Yazılar

Müvekkil Başarıları

ICE Tarafından Gözaltına Alınan İltica Başvuru Sahibi $10.000 Bond ile Serbest Bırakıldı

Bir müvekkilimiz, yukarıda açıklanan göçmenlik operasyonlarının yoğunlaştığı dönemde, 2 Temmuz tarihinde ICE tarafından gözaltına alındı. ABD’ye geçerli bir vizeyle yasal olarak giriş yapmıştı, herhangi bir adli sicili bulunmuyordu ve göçmenlik mahkemesinde bekleyen bir iltica dosyası vardı. Ancak bu unsurların hiçbiri tutuklanmasını önlemedi.

Müvekkilimiz ofisimize ulaştığında hareket noktamız, yaklaşan duruşma takvimi oldu. Kapsamlı bir bond paketi hazırladık ve bond duruşmasında kendisini temsil ettik. Dosyaya atanan göçmenlik hakimi, göçmenlik dosyalarında nadiren bond vermesiyle biliniyordu. Bu nedenle hazırlanan paketin, gözaltının devamı ve duruşmaya katılmama riskiyle ilgili bütün soruları ilk fırsatta eksiksiz biçimde yanıtlaması gerekiyordu.

Hakim, delilleri ve hukuki argümanlarımızı değerlendirdikten sonra bond miktarını $10.000 olarak belirledi ve müvekkilimiz ICE gözaltısından serbest bırakıldı. Her gözaltı dosyası kendi koşulları çerçevesinde değerlendirilir. Ancak bu dosyada sonucu belirleyen temel unsur hızlı hareket edilmesiydi. Haftalar yerine birkaç gün içinde hazırlanan eksiksiz paket, mahkemenin ek süre vermeden karar alabilmesini sağladı.

Texas’ta Açılan İki Habeas Corpus Davasının Ardından Anne ve Kızı Serbest Bırakıldı

Bir anne ile yetişkin kızı Texas’ta gözaltına alınmıştı. Her biri adına ayrı olmak üzere iki habeas corpus başvurusu yaptık. Aynı sınır geçişi, aynı zaman çizelgesi ve aynı koşullar söz konusu olduğu için iki dosyanın temel kayıtları neredeyse tamamen aynıydı.

Ancak iki dava farklı hakimlere atandı ve sonuçlar birbirinden ayrıldı. Annenin davası hızlı ilerledi ve kendisi serbest bırakıldı. Kızı ise gözaltında tutulmaya devam etti. Aynı hukuki argümanı ikinci bir hakimin önünde en baştan kurmak yerine kızın dosyasının, annenin aynı olaylara dayanan başvurusunu daha önce incelemiş olan hakime transfer edilmesini talep ettik.

Mahkeme transfer talebimizi kabul etti ve kızı kısa süre sonra serbest bıraktı. Evde kendisini bekleyen küçük çocukları vardı. Bu dosyadan çıkarılması gereken önemli bir usul dersi bulunuyor: Birbiriyle bağlantılı kişiler farklı dava dosyalarına ayrıldığında, dosyanın hangi hakime atandığı hukuki esaslar kadar önemli olabilir. Bazı durumlarda transfer talebi, tutarlı bir sonuca ulaşmanın en kısa yoludur.

Kentucky’de İki Yıldır Bekleyen Green Card Dosyası Mandamus Davasının Ardından Sonuçlandı

Kentucky’de yaşayan Birleşik Krallık vatandaşı bir müvekkilimizin aile temelli Green Card başvurusu USCIS’te iki yıldır bekliyordu. Green Card mülakatı tamamlanmış olmasına rağmen görüşmeden sonraki bir yıl boyunca dosyada hiçbir ilerleme olmadı.

Müvekkilin ikamet ettiği yerde yetkili olan U.S. District Court for the Western District of Kentucky’de mandamus davası açtık. Davada mahkemeden Green Card başvurusunu onaylaması istenmedi. Talebimiz, USCIS’in makul kabul edilebilecek karar süresinin çok ötesinde bıraktığı başvuruda karar vermeye zorlanmasıydı.

Dava açıldıktan sonra USCIS başvuruyu doğrudan onayladı. Kurum ne Request for Evidence ne de Notice of Intent to Deny gönderdi. Mülakat tamamlandıktan sonra yaşanan uzun süreli sessizlik, federal mahkemede inceleme açısından daha açık durumların başında gelir. Çünkü dosya kaydı, kurumun karar vermek için ihtiyaç duyduğu bilgi ve belgelerin tamamına zaten sahip olduğunu gösterir.

Göçmenlik kuralları, dosyalama standartları ve kurum uygulamaları bu dönemde hızla değişiyor. Bu ay ele aldığımız gelişmelerin bazıları kesin yürürlük tarihleri içeriyor. Henüz mülakat tarihi verilmeyen bir iltica başvurunuz, 18 Eylül’den önce sunabileceğiniz bir Adjustment of Status dosyanız, 15 Eylül’deki değişikliklerden etkilenecek öğrenci veya değişim ziyaretçisi kaydınız, yeni imza şartlarına uygun olması gereken bir başvurunuz ya da ICE gözaltısında bulunan bir aile üyeniz varsa dosyanızı şimdiden inceletmeniz sevk, başvurunun geri çevrilmesi veya önemli bir sürenin kaçırılması riskini azaltabilir.

Göçmenlik dosyanızı ve atılabilecek sonraki adımları görüşmek için kısa iletişim formumuz üzerinden ofisimizle iletişime geçebilirsiniz.

Yorumlar

Yorum Yapın

Lütfen adınızı ve soyadınızı giriniz
Lütfen geçerli bir e-posta adresi giriniz
Lütfen yorumunuzu giriniz

Bültenimize Abone Olun!

Merhabalar,
Size nasıl yardımcı olabiliriz?