USCIS Çalışma Vizesi Reddi Sonrası: Motion, AAO İtirazı, Yeniden Başvuru ve Federal Dava

uscis-calisma-vizesi-reddi-secenekler

İçindekiler


Sabah dosya durumunu açarsınız, tek kelime yazar: denied. Gerekçeli karar henüz elinize geçmemiştir, yani kimse neden reddedildiğini bilmiyordur. Çalışan sayfayı defalarca yeniler. İK sorumlusu e-postayı yazmaya başlar. İkisi de cevabı bugün ister, oysa gerekçe hâlâ yoldadır.

En pahalı hatalar bu aralıkta yapılır. Bir dilekçe vermek, insana en azından bir şey yapıyormuş duygusu verir. Oysa ret, daha hızlı cevap istenecek bir yazışma değildir. Süreye bağlı bir karardır. O gün işlemeye başlayan tek süre de size tanınan otuz gün değildir.

Ret sonrasında önünüzde beş yol vardır: yeniden açma talebi (motion to reopen), yeniden değerlendirme talebi (motion to reconsider), İdari İtirazlar Ofisi'ne (Administrative Appeals Office, AAO) itiraz, dilekçeyi yeniden vermek ve federal mahkemede dava açmak. Bu yazı her birinin ne işe yaradığını, siz beklerken hangi sürelerin erimeye devam ettiğini ve 2026 itibarıyla mahkeme tarafında neyin değiştiğini anlatıyor.

Kararın Çıktığı Gün

Bildirimde otuz gün yazar. Aynı gün geri saymaya başlayan başka süreler de vardır, onlar bildirimde yazmaz. Vereceğiniz hiçbir dilekçe bu süreleri durdurmaz.

Ret, USCIS onu verdiği anda nihai karardır. Bu nitelemenin sonuçları ağırdır. Verdiğiniz motion ya da itiraz dosyayı askıya almaz, arada bir yere de taşımaz. 8 CFR § 103.5(a)(1)(iv) açıkça söyler: USCIS aksini bildirmedikçe motion vermek kararın uygulanmasını durdurmaz, belirlenmiş çıkış tarihini de uzatmaz. Dilekçeniz sırada beklerken devlet dosyaya ret günündeki gözle bakmaya devam eder.

Yasal Süreler

Çalışan için ilk mesele statüdür. Ret, geçerli bir nonimmigrant statüyü tek başına bitirmez ama ileride yapılacak uzatmanın dayanağını ortadan kaldırır. Kişi bu onaya güvenerek kalmayı planladıysa elindeki süre haftalarla ölçülür hale gelir.

İkinci mesele evdeki ikinci gelirdir. H-4 statüsündeki eş, arkasında onaylı bir I-140 olmadan çalışma izni alamaz. I-140 gidince izin de yenileme sırasında düşer. İki maaşla kurulmuş bir düzen tek maaşa iner.

Üçüncüsünü ilk hafta kimse sormaz. Çocuğun Çocuk Statüsü Koruma Yasası (Child Status Protection Act, CSPA) kapsamındaki yaşı, onu donduran dilekçe reddedilince donmuş olmaktan çıkar. Yeniden başvuru bunu geri getirmez. Sonradan ikinci bir dilekçe onaylanır ve çocuk onun üzerinden green card alırsa USCIS yaşı ikinci dilekçeye göre hesaplar. Kaybedilen yılları yalnızca ilk reddin iptali geri verir.

Etkilenen unsurRet anında ne olurMotion veya itiraz durdurur muNe geri getirir
Beneficiary'nin nonimmigrant statüsüBitmez ama arkasında bekleyen bir onay kalmazHayırYeni bir onay ya da reddin iptali
H-4 eşin çalışma izniI-140 gidince yenilemede düşerHayırOnaylı bir I-140
AC21 üç yıllık H-1B uzatmasıOnaylı I-140 olmadan kullanılamazHayırOnaylı bir I-140
Çocuğun CSPA yaşıDonmuş olmaktan çıkar, sonraki dilekçe kendi tarihinden hesaplanırHayırYalnızca reddin iptali
Öncelik tarihi (priority date)Reddedilen dilekçede kalmazHayırİşgücü sertifikası üzerinden geri kazanılır

Bu tabloda otuz günlük süre en acelesi değildir. Dört ay sonra yirmi bir yaşına girecek çocuğu olan aileyle böyle bir baskısı olmayan aile aynı yolu seçemez. AC21 uzatmalarının nasıl işlediğini çalışma vizeleri sayfamızda anlattık.

Yola Çıkmadan Önce Kararı Okuyun

Gerekçeli karar, elinizdeki en iyi yol haritasıdır. Çoğu kişi bir kez okur, sinirlenir, kaldırır. Dört kez okuyun, üstüne de not alın.

  • Reddin dayandığı gerekçe. Delil yetersizliği mi, uygunluk şartının karşılanmaması mı, yanlış beyan bulgusu mu, yoksa takdire dayalı bir değerlendirme mi.
  • Kararın, delil talebinde sorulanı cevaplayıp cevaplamadığı. Memur bir şey istemiş ama başka gerekçeyle reddetmişse ortada delil eksiği değil hukuki hata vardır.
  • Memurun tam olarak neye itiraz ettiği. Delili yetersiz bulmakla, delili regülasyon kapsamında saymamak apayrı şeylerdir.
  • Kararı veren ofis ya da service center. Davayı nerede açabileceğinizi, devletin dosyayı nereye taşımak isteyeceğini bu belirler.

Üçüncü madde yol ayrımıdır. Delil eksiği yeniden başvuruyla kapanır. Hukuki hata kapanmaz, çünkü aynı yorumu benimseyen aynı ofis aynı sonuca varır. Ekleyeceğiniz her belge de aynı süzgeçten geçer.

Bu ayrım en çok kriter listesine göre değerlendirilen dosyalarda belirir. Aynı belgelere bakan iki memur bambaşka sonuçlara varabilir. O-1 delil kriterleri yazımızda değindiğimiz bu esneklik, EB-1 ve EB-2 dosyalarında da aynen geçerlidir.

Otuz Günlük Süre

Motion da itiraz da kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde verilir. Karar postayla geldiyse 8 CFR § 103.8(b) üç gün ekler, yani süre fiilen otuz üç güne çıkar. Sayımı kararın üzerindeki tarihten yapın, dosya durumunun değiştiği günden değil.

Süre Kaçtığında Ne Kalır

Süreyi kaçırmak iki motion türünden yalnızca biri için affedilebilir. Gecikme makulse ve kişinin elinde olmayan bir sebepten kaynaklanmışsa USCIS geç verilmiş bir motion to reopen'ı kabul edebilir. Takdir USCIS'e aittir, yani bu bir hak değil ihtimaldir. Motion to reconsider için ise böyle bir esneklik hiç yoktur.

İkisini birbirinin yerine koyanlar bu farkı geç öğrenir. Kısmi bir emniyet supabı var: 8 CFR § 103.3(a)(2)(v) uyarınca motion şartlarını taşıyan geç bir itiraz motion sayılır ve esastan incelenir. Ne var ki bu kurtarma yeni olgu sunmuş olmanıza bağlıdır.

Yeniden başvurunun ise süresi yoktur. Uygunluk devam ettiği sürece yeni bir dilekçe her zaman verilebilir. Otuz günü kaçırdıysanız geriye sağlam iki seçenek kalır: yeniden başvurmak ya da dava açmak.

Motion to Reopen ile Motion to Reconsider

İkisi de Form I-290B ile verilir. Ortak form, iki dilekçenin taban tabana zıt iddialar taşıdığını gizler.

Motion to reopen, dosyanın değişmesi gerektiğini savunur. Yeni olgular ortaya koyar, bunları yeminli beyanla ya da belgeyle destekler. Yeni olgu derken kastedilen gerçekten olgudur, eskisini daha iyi anlatmak değildir. Aynı dosyayı daha etkili bir üst yazıyla göndermek bu kapsama girmez.

Motion to reconsider ise dosyanın yeterli, kararın yanlış olduğunu savunur. Emsal karara, kanuna ya da USCIS politikasına dayanarak memurun hangi standardı yanlış uyguladığını gösterir. Bunu yaparken karar anındaki dosyayla sınırlı kalmak zorundadır. Yeni delil buraya konmaz.

SoruMotion to reopenMotion to reconsider
Ne iddia ediyorsunuzOlgular değişti ya da eksik kaldıKarar hukuku veya politikayı yanlış uyguladı
Ne sunuyorsunuzYeni olgular, beyan ya da belgeyleEmsale veya politikaya dayanan hukuki argüman
Neye göre bakılırGenişlemiş dosyaKarar anındaki haliyle dosya
Geç verilebilir miEvet, USCIS takdiriyleHayır

İkisi de reddi veren ofise gider. Yani dosyayı reddeden memur, dosyanın yanlış reddedildiği iddianızı ilk okuyan kişidir. Tek formda birlikte verilebilirler, ikinci ücret alınmaz. Dosyada hem olgusal hem hukuki bir zayıflık varsa doğrusu da budur.

Bir usul şartı sürekli atlanıyor. Motion içinde, kararın herhangi bir yargı sürecine konu olup olmadığı beyan edilmelidir. Mahkeme, davanın niteliği ve gelinen aşama yazılır. Esastan çok sağlam bir motion bile bu beyan eksikse elenebilir.

AAO İtirazı ve Gerçek Oranlar

İtiraz, hayır cevabına verilecek en tanıdık karşılıktır. Memurun üstünde biri dosyaya yeniden bakacak, bu kez görecektir. AAO gerçekten yeniden bakar; olguyu, hukuku, politikayı ve takdiri ilk memura bağlı kalmadan ele alır. Sonra bu incelemelerin nasıl bittiğine bakarsınız, itirazı varsayılan strateji yapan mantık orada dağılır.

Dosya AAO'ya çıkmadan önce reddi veren ofis itirazı bir kez okur, isterse kendi kararından döner. 8 CFR § 103.3(a)(2)(iii) bu incelemeye kırk beş gün tanır. Dosya yukarı ancak bu aşamadan sonra gider.

Sayılar Ne Söylüyor

İspat yükü baştan sona sizdedir. Uygunluğu delillerin üstünlüğü (preponderance of the evidence) ölçüsünde kanıtlamanız gerekir, yani öne sürdüğünüz olgunun doğru olma ihtimali diğerinden yüksek olmalıdır. Uygunluğun dilekçe tarihinde var olduğunu ve karara kadar sürdüğünü de göstermelisiniz.

İtiraz sonuçlarını izleyen tek bir resmi seri yok. Tablo birbirinden bağımsız çalışmalardan çıkıyor ama hepsi aynı yeri gösteriyor. Cornell Hukuk Fakültesi çalışmasına göre 2018 mali yılında H-1B itirazlarının yüzde 77'si reddedilmiş, yüzde 14'ü kabul edilmiş. Otuz üç dava türünü tarayan başka bir inceleme yüzde 78,5 ret, yüzde 13,5 iade, yüzde 8 kabul buluyor. 2024 mali yılı NIW itirazlarında ise yaklaşık 1.400 başvurudan 15'i kabul edilmiş.

USCIS AAO işlem sürelerini yayımlıyor. O rakamlar hızı ölçer, başarıyı değil. Onları yukarıdaki süreler bölümüyle birlikte okuyun: sekiz ay sonra reddedilen bir itiraz, çocuğun korunan yaşından da sekiz ay götürmüştür. EB-1A vizesi yazımız bu kategorideki retlerin neden bu kadar çok olduğunu anlatıyor.

Bunlar itirazı büsbütün anlamsız kılmaz. Dosya eksiksizse, hukuki hata tartışmasızsa ve zamanınız bolsa itiraz yerinde bir tercihtir. Böyle dosyalar var, ama sayıları az.

Ret kararınızın hangi yolu işaret ettiğini bilmiyor musunuz?

Kararı elinizdeki gerçek sürelerle birlikte okuyalım. Sorunun delilden mi hukuktan mı kaynaklandığını tespit edip otuz gün dolmadan hangi yolların açık olduğunu söyleyelim.

Ret Kararınızı İnceleyelim

Yeniden Başvuru

Yeniden başvuru pes etmek sayılır, geçilir. Oysa onaya giden en kısa yol çoğu zaman budur. İşveren tarafında da en az kurumsal sürtünme yaratan seçenektir.

Yeni dilekçe sıfırdan (de novo) incelenir. Önceki ret sonraki memuru bağlamaz. Premium processing kullanılırsa cevap, itirazın aylar süren yolculuğu yerine haftalar içinde gelir. Beneficiary başka bir kategoride geçerli statü tutuyorsa bu hız tek başına belirleyici olur.

Yeniden başvuru dosyayı savunmak yerine baştan kurma imkânı da verir. İlk dilekçe ile delil talebine verilen cevap tek bir bütün halinde birleşir. Ret tarihinden sonra kazanılan başarılar da eklenir. Kriter listesine göre değerlendirilen dosyalarda kazanç en yüksektir, çünkü her belgeyi doğru regülasyon başlığı altına yerleştirme fırsatı doğar. Memura hangi ispat ölçüsünü uygulaması gerektiğini hatırlatma imkânı da buradan çıkar. İlk retteki zayıf noktaları önceden karşılamak da mümkün olur.

İşverenlerin bu yolu tercih etmesinin kurumsal bir sebebi var. Dava açmak çoğu şirkette hukuk müşavirliğinin, bazen daha üstünün onayını gerektirir. Tanınmış şirketler davalı olmasalar bile adlarının federal dosyalarda geçmesinden çekinir. Yeniden başvuru ise ilk dilekçeyi onaylayan aynı kanaldan yürür. İşveren maliyetleri yazımız bu hesabın diğer kalemlerine bakıyor.

  • Ret, eksik ya da dağınık delile dayanıyorsa
  • Beneficiary ret tarihinden sonra yeni başarı, yayın ya da görev kazandıysa
  • Premium processing açıksa ve öncelik hızsa
  • İşveren dava açılmasına onay vermeyecekse
  • Olası bir davadan önce dosyanın güçlendirilmesi gerekiyorsa

Son madde çoğu zaman gözden kaçar. Yeniden başvuru ile dava birbirini dışlamaz. İkinci dilekçe için toparlanan güçlü dosya, iş mahkemeye taşınırsa orada da işinize yarar.

Süresi Dolmuş PERM ile Yeniden Başvuru

Ciddi para tasarrufu sağlayan bir kural var, alan dışında pek bilinmiyor. İşgücü sertifikası (labor certification, PERM) 180 gün geçerlidir, I-140 bu pencerede verilmelidir. İlk I-140 süresinde verilmiş ama reddedilmişse, USCIS uygulaması 180 gün dolduktan sonra bile aynı sertifikayla yeni bir I-140 verilmesine izin verir. Önceki dilekçenin ve reddin beyan edilmesi yeter, uzun bir gerekçe istenmez.

Yeni dilekçe onaylanırsa orijinal öncelik tarihi de onunla gelir. Bunu yazılı bir kural değil, yerleşmiş bir kurum uygulaması olarak görün. Kendi dosyanıza uyup uymadığını mutlaka teyit ettirin.

Sınırı da net. Yeniden başvuru, sertifikanın kendisindeki kusuru gidermez. Beneficiary işverenin ilan ettiği asgari şartları karşılamıyorsa yeni bir sertifika baştan alınır. Bu şartların nereden geldiğini PERM işgücü sertifikası süreci rehberimizde anlattık.

USCIS'e Karşı Federal Mahkemede Dava

İdari Usul Yasası (Administrative Procedure Act, APA) kapsamında açılan dava, kurumun size veremeyeceği tek şeyi verir: kurumun dışından bir karar verici.

İddia şudur: ret keyfi ve mesnetsizdir (arbitrary and capricious) ya da hukuka aykırıdır. Hakim, USCIS'in karar anında elinde bulunan dosyaya bakar, kurumun gerekçesinin kendi içinde tutarlı olup olmadığını sorgular. Mahkemeye yeni delil sunulmaz, dava idari aşamada oluşmuş kaydın üzerinde yürür.

Dosyadaki delili görmezden gelen, regülasyonda yeri olmayan bir ölçüt uygulayan ya da kurumun kendi önceki gerekçesiyle çelişen kararlar bu testten geçemez. İdari yolları önce tüketme zorunluluğu da kural olarak yoktur. Ret verildiği anda nihai olduğu için doğrudan mahkemeye taşınabilir.

Önce motion ya da itiraz vermek, dolayısıyla bir zorunluluk değil tercihtir. Beneficiary'nin elinde az süre kaldığı dosyalarda bu tercih çoğu zaman yanlış çıkar, çünkü idari sonucu beklemek mahkemeye gitmeyi aylarca geciktirir.

Süre tahmini eskisi kadar kolay değil. Önceki yıllarda devlet dava açılır açılmaz sık sık geri adım atardı. Kurum artık bu davalara daha çok direniyor. Yine de mahkemeler USCIS aleyhine karar vermeye devam ediyor: Vermont'ta bir federal mahkeme 2025 başında bir O-1B reddini kurumun gerekçesini tutarsız bularak iptal etti. Dilekçede nelerin ortaya konması gerektiğini APA davası rehberimizde yazdık. Burada tartıştığımız şey davanın nasıl açılacağı değil, açılıp açılmayacağı.

Yolu Belirleyen Dört Soru

Soru hangi yolların açık olduğu değil, çünkü çoğu zaman hepsi açıktır. Asıl soru hangi süreyle yarıştığınız ve reddi hangi tür hatanın doğurduğudur. İçgüdüyle karar verirseniz karşı koymaya en çok benzeyen seçeneği seçersiniz. O da genellikle işe yaramayan seçenektir.

  1. Beneficiary'nin gerçekte ne kadar vakti var. Ay hesabı yapın: statünün bitişi, çocuğun yirmi birinci yaşı, eşin çalışma izni yenilemesi. Hangisi önce geliyorsa süreniz odur.
  2. Elinizde yeni delil var mı. Yeni olgu, yeni başarı, mevcut olup sunulmamış belge. Liste boşsa geriye sadece hukuki argüman kalır.
  3. İşveren dava açmaya razı mı. Bunu erken sorun, çünkü kurum içi onay zinciri ağır işler.
  4. Hata memurdan mı, politikadan mı. Dosyayı yanlış okuyan memura yeniden başvuruyla cevap verilir. Herkese uygulanan politikaya verilmez.
YolTipik süreStatüyü korur muHangi dosyaya uyar
Motion to reopenAylar, sabit süre yokHayırYeni olgu var, süre kaçmamış
Motion to reconsiderAylar, sabit süre yokHayırMevcut dosyada tartışmasız hukuki hata
AAO itirazıUzun aylarHayırEksiksiz dosya, net hata, bol zaman
Yeniden başvuruPremium ile haftalarYeni onay koruyabilirDelil eksiği, zaman baskısı, çekingen işveren
Federal mahkemeÖngörülemezHayırPolitikaya dayalı ya da tekrarlanan ret
Belirleyici etkenİşaret ettiği yol
Altı aydan az sürePremium processing ile yeniden başvuru
Güçlü yeni delilYeniden başvuru ya da motion to reopen
Yeni delil yok, hukuki hata netMotion to reconsider ya da federal mahkeme
İşveren dava açmayacakYeniden başvuru
Ret, kurum geneli bir politikayı uyguluyorFederal mahkeme
Aynı gerekçeyle ikinci retFederal mahkeme

İkinci ret satırının üzerinde durmak gerekiyor. Aynı dosya aynı gerekçeyle iki kez reddedilmişse sorun artık memurun üstündedir. Kategorilerin birbiriyle nasıl bağlandığını istihdama dayalı green card sayfamızda anlattık; bazen yeniden başvuruyu farklı bir kategoriden yapmak daha akıllıca olur.

Otuz gün dolduktan sonra da iki yol açık kalır.

Hangileri olduğu ret mektubunun içeriğine ve beneficiary'nin elinde kalan süreye bağlı. Bu değerlendirmeyi süre dolmadan yapmak, sonra yapmaktan çok daha ucuza gelir.

Avukatla Görüşün

2024'te Ne Değişti

Kırk bir yıl boyunca kurum kararlarını inceleyen federal hakimler Chevron saygısı (Chevron deference) denen bir kurala uydu. Kanun belirsizse ve kurumun okuması makulse hakim o okumaya uyardı, kendisi başka türlü düşünse bile. Haziran 2024'te Yüksek Mahkeme bu kuralı kaldırdı: Loper Bright Enterprises v. Raimondo.

Karar kısa ve serttir. İdari Usul Yasası, bir kurumun kanuni yetkisi içinde kalıp kalmadığına mahkemelerin kendi bağımsız muhakemeleriyle karar vermesini emreder. Kanun belirsiz diye kurumun yorumuna uyulmaz.

Loper Bright hiçbir uygunluk şartını değiştirmedi. Değiştirdiği şey, bir şartın anlamı konusunda son sözün kimde olduğu. Mahkemenin eskiden kurumun takdirindedir deyip geçeceği itirazlar artık esastan karara bağlanıyor. Federal hakimler 2024'ten beri kararı göçmenlik dosyalarında düzenli olarak anıyor. En belirgin örnek olağanüstü yetenek (extraordinary ability) dilekçelerinde görülüyor.

İki Aşamalı Test ve Mukherji Kararı

Olağanüstü yetenek dilekçeleri iki aşamada değerlendirilir. Önce USCIS, 8 CFR § 204.5(h)(3)'teki on kriterden en az üçünün karşılanıp karşılanmadığına bakar. Sonra aynı delile ikinci kez döner, kişinin alanının en tepesindeki küçük yüzdenin içinde olup olmadığını sorar.

Bu ikinci aşamanın çıkış noktası tuhaftır. 2010 tarihli bir istinaf kararındaki yan bir değerlendirmeden gelir. O değerlendirme, mahkemenin önündeki uyuşmazlıkla ilgili bile değildi; alt mahkeme başvuranın kriterlerin hiçbirini karşılamadığına hükmetmişti, yani o dosyada ikinci aşama diye bir şey hiç olmadı. USCIS yine de bu yaklaşımı benimseyip politikaya dönüştürdü.

Sonucu ret mektuplarında sürekli okuyoruz. On kriterden dördünü, beşini, hatta altısını karşılayan başvurular reddediliyor. Gerekçe olarak delilin bütün halinde yeterli tanınırlık göstermediği yazılıyor. Ocak 2026'da Nebraska'daki bir federal mahkeme Mukherji v. Miller kararında, USCIS'in bu çerçeveyi İdari Usul Yasası'nın öngördüğü düzenleme sürecinden geçirmeden benimsediğine hükmetti. Reddi iptal etti, dilekçenin onaylanmasına karar verdi.

Bu kararın ne anlama geldiği kadar ne anlama gelmediği de önemli. Devlet Haziran 2026'da kendi temyizinden vazgeçti, istinaf mahkemesi talebi aynı gün kabul etti. Bölge mahkemesi kararı böylece ayakta kaldı ama başka dosyalar için bağlayıcı olmadı. USCIS iki aşamalı çerçeveyi geri çekmedi, Policy Manual'da duruyor. Temyizin düşmesinden birkaç gün sonra AAO ayrı bir dosyada aynı argümanı reddetti. Kural değişmedi. Değişen şey, elinizdeki koz.

Başka mahkemeler bu çerçeveyi onadı; 2022'de Beşinci Daire'nin Amin v. Mayorkas kararı bunlardan biri. Yani ortada doğru dosyada, doğru mahkemede ileri sürülmeye değer bir argüman var. Service center'dan farklı bir sonuç beklemek için gerekçe yok. Olağanüstü yetenek ile national interest waiver arasında karar verenler EB-1A ve EB-2 NIW karşılaştırmamıza baksın, ikisinin zayıf noktaları farklı yerlerde.

Davayı Kim, Nerede Açar?

Dilekçe yazılmadan önce iki şey netleşir. İkisi de sonucu doğrudan etkiler.

Birincisi davacının kim olacağı. 8 CFR § 103.3(a)(1)(iii)(B) etkilenen tarafı (affected party) hukuki menfaati bulunan kişi ya da kurum olarak tanımlar, sonra da açıkça ekler: vize dilekçesinin beneficiary'si bu tanıma girmez. Dilekçeyi işveren verdiği için itirazı da işveren yapar. İşveren yapmayınca çalışan çoğunlukla dosyanın kapandığını düşünür.

Federal mahkemede durum başkadır. Mahkemeler, adına verilmiş bir dilekçenin reddine karşı beneficiary'nin dava açmasını kabul etti; onları kanunun korumayı amaçladığı çevrenin içinde saydı. Columbia Bölgesi'nde bir mahkeme, beneficiary'nin açtığı davada I-140 reddini iptal etti. İkinci Daire de benzer bir sonuca vardı.

Bunun ikinci bir faydası var. Adalete Eşit Erişim Yasası (Equal Access to Justice Act, EAJA) uyarınca davayı kazanan taraf bazı hallerde avukatlık ücretini devletten tahsil edebilir. Uygunluk net değere bağlıdır: birey için iki milyon dolar, beş yüzden fazla çalışanı olmayan şirket için yedi milyon dolar. Bu eşiği bir bireyin geçmesi şirketten kolaydır.

Hangi Mahkeme

28 U.S.C. § 1391(e), davanın davalının bulunduğu, olayların önemli kısmının geçtiği ya da davacının oturduğu yargı çevresinde açılabileceğini söyler. Pratikte önünüzde üç adres olur:

  • Sponsor işverenin merkezinin bulunduğu yer
  • Beneficiary'nin hâlen oturduğu yer
  • Dilekçede gösterilen çalışma adresi

İki yerden peşinen uzak durmakta fayda var. USCIS merkezini Aralık 2020'de Washington DC'den Maryland'deki Camp Springs'e taşıdı. Kuruma her koşulda Columbia Bölgesi'nde dava açılabileceği varsayımı o tarihte geçerliliğini yitirdi.

Maryland de göründüğü kadar güvenli bir liman değil. Oradaki hakimler, tek bağlantı kurumun adresi olduğunda dosyaları davacıların oturduğu yargı çevrelerine gönderdi. Bir nakil, kimse esasa girmeden aylara mal olur. Avukatın zaten kayıtlı olduğu mahkemeyi seçmek de dosyaların yanlış yere düşmesinin en bilinen sebebidir.

Hangi Yol Ne Kadara Mal Olur

Maliyet üç kalemden oluşur: ödediğiniz para, beklediğiniz süre, beklerken kaybettikleriniz. Karşılaştırmaların çoğu yalnızca ilkini sayar.

Motion ya da itiraz için Form I-290B ücreti şu an 800 dolar, ikisi birlikte verilirse fark alınmıyor. Yeniden başvuru yeni bir dilekçe ücreti demek, premium processing kullanılacaksa onun bedeli de eklenir. Davada birkaç yüz dolarlık mahkeme harcı var ama asıl kalem avukatlık ücretidir. Ücretler değişiyor, güncel rakamları teyit edin.

YolDoğrudan maliyetSüreBeklerken kaybettiğiniz
Motion to reopen veya reconsider800 dolar ve avukatlık ücretiAylarStatü, çalışma izni ve CSPA yaşı erimeye devam eder
AAO itirazı800 dolar ve avukatlık ücretiUzun aylarAynısı, daha uzun süre boyunca
Yeniden başvuruYeni dilekçe ve premium ücretiPremium ile haftalarDördü içinde en az risk taşıyan
Federal davaMahkeme harcı ve avukatlık ücretiÖngörülemezReddi iptal ettirebilen çoğu zaman tek yol

Kararı çoğu zaman son sütun belirler. İtiraza harcanan sekiz ay reddedilmişse, o sekiz ay boyunca eş çalışamamıştır. Listedeki en ucuz dilekçe sıklıkla en pahalıya patlayan tercihtir.

İlk Otuz Gün

Kimse form doldurmaya başlamadan önce beş iş yapılmalı. Hiçbiri dilekçe vermek değil.

  1. Gerekçeli kararı bekleyin, üzerindeki tarihi bir yere yazın. Bütün hesap o tarihten yürür, dosya durumunun değiştiği günden değil. Posta ile geldiyse üç gün ekleyin.
  2. İşleyen bütün süreleri çıkarın. Statünün bitişi, çalışma izni yenilemeleri, çocuğun doğum tarihi, AC21 bağlantısı. Hepsini tek sayfada toplayın, en erken tarihi bulun.
  3. Reddi sınıflandırın. Delil sorunu mu, hukuk sorunu mu, ikisi birden mi. Hangi yolların açık olduğunu bu belirler.
  4. Yeni delil envanteri çıkarın. Bugün elinizde olup daha önce sunulmamış ne var. Liste boşsa idari seçeneklerin çoğu elenir.
  5. İşverene dava konusunu erkenden sorun. Dava doğru cevap olduğu için değil, o cevabı almak haftalar sürdüğü için.

Ret ile gecikme birbirine karıştırılıyor, oysa iki ayrı sorun. USCIS dosyanız hakkında henüz karar vermediyse yukarıdakilerin hiçbiri işinize yaramaz, o durumda mandamus davaları devreye girer. İkisini karıştırmak, yanlış dilekçeyle ay kaybetmenin en yaygın yolu.

Otuz Gün Sonunda Elinizde İki Yol Kalır

Ret mektubu, itiraz etmeniz gerekiyormuş gibi yazılmıştır. İstihdama dayalı dosyaların çoğunda doğru adım bu değildir. Yeniden başvuru hem daha hızlı sonuçlanır hem daha az masraflıdır, onay alma ihtimali de yüksektir. Federal mahkeme ise başka bir işe yarar: memurun hatasından değil, kurumun politikasından kaynaklanan retlerde tek çıkış yolu odur.

Hangisini seçeceğinizi karara duyduğunuz öfke belirlemez. Takvim belirler. Mektuptaki hatanın cinsi belirler. Bir de işverenin adını dilekçeye koymaya razı olup olmadığı. Bu üçünü netleştirin, size uyan yol kendiliğinden ortaya çıkar.

İstihdama dayalı bir ret kararı mı aldınız?

ABD göçmenlik dosyanızın kişiye özel değerlendirmesi için ekibimizle iletişime geçin. Durumunuzu ayrıntılı inceleyip koşullarınıza en uygun stratejiyi öneriyoruz.

Telefon: +1 (862) 799-2200 | E-posta: info@gozellaw.com

İletişime Geçin

 

Yasal Uyarı
Bu yazı yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Her göçmenlik dosyasının kendine özgü koşulları vardır. Durumunuza özel hukuki yönlendirme için deneyimli bir göçmenlik avukatına danışmanızı öneririz. Yazıdaki bilgiler yayın tarihindeki mevzuat ve politikaları yansıtır; sonraki değişiklikler doğruluğunu etkileyebilir.

Kaynaklar

  1. U.S. Citizenship and Immigration Services — Administrative Appeals Office Practice Manual, Chapter 3: Appeals
  2. U.S. Citizenship and Immigration Services — Administrative Appeals Office Practice Manual, Chapter 4: Motions to Reopen and Reconsider
  3. U.S. Citizenship and Immigration Services — Questions and Answers: Appeals and Motions
  4. U.S. Citizenship and Immigration Services — Instructions for Form I-290B, Notice of Appeal or Motion
  5. U.S. Citizenship and Immigration Services — Administrative Appeals Office Processing Times
  6. U.S. Citizenship and Immigration Services — Policy Manual, Volume 7, Part A, Chapter 7: Child Status Protection Act
  7. U.S. Citizenship and Immigration Services — Petition Filing and Processing Procedures for Form I-140
  8. U.S. Citizenship and Immigration Services — Policy Memorandum PM-602-0152, Guidance on Beneficiary Standing
  9. Legal Information Institute, Cornell Law School — 8 CFR § 103.3, Denials, Appeals, and Precedent Decisions
  10. Legal Information Institute, Cornell Law School — 8 CFR § 103.5, Reopening or Reconsideration
  11. Legal Information Institute, Cornell Law School — 8 CFR § 103.8, Service of Decisions and Other Notices
  12. Electronic Code of Federal Regulations — 8 CFR § 204.5, Petitions for Employment-Based Immigrants
  13. U.S. Government Publishing Office — 28 U.S.C. § 1391, Venue Generally
  14. Supreme Court of the United States — Loper Bright Enterprises v. Raimondo, 603 U.S. 369 (2024), Slip Opinion
  15. Congressional Research Service — Loper Bright Enterprises v. Raimondo and the Future of Agency Interpretations of Law (R48320)
  16. Congressional Research Service — Attorney's Fees and the Equal Access to Justice Act (IF11246)
  17. U.S. Government Publishing Office — U.S. District Court for the District of Maryland, Venue and Transfer Opinion
  18. U.S. Government Publishing Office — U.S. District Court for the District of Vermont, Think Food Group v. Jaddou
  19. Cornell Law School — Faculty Scholarship on Administrative Appeals Office Practice and Outcomes

Çalışma Vizesi Reddi Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Reddedilen bir I-140, geçerli bir nonimmigrant statüyü kendiliğinden sona erdirmez. Geçerli H-1B veya L-1 statüsündeki biri genellikle statüsünün süresi dolana kadar onu korur. Reddin ortadan kaldırdığı şey, gelecekteki bir uzatmanın dayanacağı onaydır; asıl risk mevcut sürenin sonunda yeni bir uzatma alınamamasıdır.

Hayır. Bekleyen bir itiraz ya da motion statüyü uzatmaz, çalışma iznini korumaz. Hem AC21 üç yıllık H-1B uzatması hem H-4 çalışma izni onaylı bir I-140 gerektirir. Yalnızca yeni bir onay ya da reddin tersine çevrilmesi ikisini de geri getirir.

Yeniden başvuru genellikle daha hızlı ve daha yüksek ihtimalle sonuç verir, özellikle premium processing ve yeni delil varsa. İtiraz daha dar bir dosyaya uyar: eksiksiz kayıt, net hukuki hata, ve uzun ayları bekleyecek zaman. Altı aydan az süre yeniden başvuruyu işaret eder.

Bunu izleyen tek bir resmi istatistik yok, ama farklı kaynaklardan gelen bağımsız çalışmalar aynı yöne işaret ediyor. Çok sayıda dava türünü kapsayan bir inceleme, itirazların yaklaşık yüzde 8'inin kabul, yüzde 78,5'inin ret edildiğini buldu. 2024 mali yılı NIW itirazlarına dair raporlama, yaklaşık 1.400 başvurudan yalnızca 15'inin kabul edildiğini aktarıyor.

Motion to reopen, beyan veya belgeyle desteklenen yeni olgular sunar. Motion to reconsider ise kararın hukuku yanlış uyguladığını, yalnızca karar anındaki dosya üzerinden savunur. İkisi de Form I-290B kullanır ve ek ücret olmadan birlikte dosyalanabilir.

Dilekçeyi işveren verir ve itiraz edebilecek taraf genellikle işverendir, çünkü etkilenen tarafı tanımlayan regülasyon vize dilekçesinin beneficiary'sini kapsam dışında bırakır. Federal mahkeme farklıdır. Mahkemeler beneficiary'lerin kendi adlarına dava açmasına izin verdi.

Reddedilen dilekçe kendi başına bir öncelik tarihi taşımaz. PERM'e dayalı dosyalarda tarih, işgücü sertifikasının dosyalandığı günden gelir. Aynı sertifika üzerinden yeni bir I-140 onaylanırsa USCIS orijinal öncelik tarihini uygular, yani tarih sertifika üzerinden geri kazanılır.

Genellikle evet. İlk I-140 sertifikanın 180 günlük geçerlilik süresi içinde dosyalanmış ve reddedilmişse, USCIS uygulaması süre dolduktan sonra aynı sertifika üzerinden yeni bir I-140'a izin verir. Önceki dosyalama ve ret beyan edilmelidir. Bu, sertifikanın kendisindeki bir kusuru gidermez.

Kural olarak hayır. Ret verildiği anda nihai kurum kararıdır, ve onu federal mahkemede incelenebilir kılan da budur. Önce motion ya da itiraz dosyalamak stratejik bir tercihtir, ve süre darsa beklemek kazandırdığından fazlasına mal olur.

Birçok durumda evet. Federal mahkemeler, idari süreçte itiraz edemeyecek olsa bile, reddedilen istihdama dayalı bir dilekçenin beneficiary'sinin dava açmasına izin verdi. Bu, işveren dava açmayı reddettiğinde önem kazanır, ve beneficiary EAJA kapsamında ücret tahsiline de daha sık hak kazanır.

Yorumlar

Yorum Yapın

Lütfen adınızı ve soyadınızı giriniz
Lütfen geçerli bir e-posta adresi giriniz
Lütfen yorumunuzu giriniz

Bültenimize Abone Olun!

Merhabalar,
Size nasıl yardımcı olabiliriz?