E-2 Yatırımcı Vizesi: Sıkça Sorulan Tüm Sorular ve Yanıtları (2025)

e2-visa-faqs-gozel-law

İçindekiler


2025’te E-2 yatırımcı vizesi ile ABD’de iş kurmak isteyenler için en sık sorulan soruları tek bir rehberde topluyoruz. En çok aldığımız sorulardan biri olan “E-2 vizesi ne kadar sürer?” dahil, statü değişikliği mi yoksa konsolosluk başvurusu mu daha avantajlı, E-2 vizesine ne zaman başvurmanız gerektiği ve hangi riskleri göze aldığınız gibi kritik noktaları netleştiriyoruz.

2025’te E-2 Yatırımcı Vizesi Hakkında En Sık Sorulan Sorular

1. E-2 yatırımcı vizesi nedir, kimler başvurabilir?

E-2 yatırımcı vizesi, ABD ile yatırım anlaşması olan ülkelerin vatandaşlarına, Amerika’da gerçek ve aktif bir iş kurma veya mevcut bir işletmeyi devralma hakkı tanıyan göçmen olmayan bir vize türüdür. Türkiye, bu anlaşmalı ülkelerden biri olduğu için Türk vatandaşları E-2 üzerinden ABD’de iş kurup yaşayabilir. Temel şart, kurduğunuz veya satın aldığınız işletmenin karlılık potansiyeli olan, gerçek bir ticari faaliyet yürütmesi ve yatırdığınız sermayenin “kayda değer” seviyede olmasıdır. Şirketin en az %50’sine sahip olmanız ya da şirket üzerinde fiilî kontrol sağlayan ortak konumunda olmanız beklenir. Böylece hem sermaye koyan, hem de işi yöneten kişi olarak dosyada net bir profil çizersiniz.

E-2 yatırımcı vizesinin tüm şartları ve adım adım başvuru süreci için E-2 Yatırımcı Vizesi Nedir, Nasıl Alınır? rehberimizi de inceleyebilirsiniz.

2. E-2 vizesi ile E-2 statüsü arasındaki fark nedir?

E-2 vizesi, Türkiye’deki ABD konsolosluğundan aldığınız ve pasaportunuza basılan belgedir, size Amerika’ya uçma ve kapıda “E-2 olarak giriş yapma” hakkı verir. Uçaktan inip pasaport kontrolünden geçtiğiniz anda ise artık vizeden değil, E-2 statünüzden bahsederiz. Statü, ABD içinde ne kadar süre kalabileceğinizi ve hangi işte çalışabileceğinizi belirleyen hukuki statüdür. Amerika’dan çıktığınızda statünüz sona erer ama vizeniz geçerliyse yeniden giriş yaparak yeni bir E-2 statüsü alabilirsiniz. Eğer sadece ABD içinden statü değişikliği ile E-2 aldıysanız ve hiç konsolosluktan vize almadıysanız, pasaportunuzda E-2 vizesi olmadığı için Amerika’dan çıktığınızda yeniden vize başvurusu yapmanız gerekir: işte “vize” ile “statü” arasındaki kritik fark buradan kaynaklanır.

3. E-2 vizesi mi daha avantajlı, yoksa ABD içinden E-2 statü değişikliği mi?

Strateji tamamen önceliklerinize ve alabileceğiniz risklere bağlıdır. E-2 vizesi almak, seyahat özgürlüğü sağlar. Türkiye’ye gidip gelebilir, işiniz gereği ülke dışına çıkmaktan çekinmezsiniz. Ancak bunun karşılığında konsolosluk sürecine girmek zorundasınız ve vize onayı hiçbir zaman %100 garanti edilemez. İdari işlem (administrative processing) gibi öngörülemeyen bekleme dönemleri yaşanabilir ve özellikle düşük yatırım tutarlarında konsolosluk memurları daha sert davranabilir. ABD içinden E-2 statü değişikliği ise pratikte daha düşük yatırımla onay alma imkanı sunabilir ve ülke dışına çıkmadan süreci tamamladığınız için “şu an vize alabilir miyim?” kaygısını bir süreliğine ertelemiş olursunuz. Dezavantajı ise Amerika’dan çıktığınız anda bu statünün sona ermesi ve tekrar E-2 olarak gelebilmek için konsolosluktan vize almak zorunda olmanızdır. Çoğu müvekkil için mantıklı senaryo, önce ABD’de E-2 statüsü ile işi ayağa kaldırıp büyütmek, daha sonra daha güçlü bir dosya ile konsolosluktan vize almaktır.

4. E-2 için ne kadar yatırım yapmam gerekir, 15-50 bin dolar aralığında E-2 mümkün mü?

Kanunda yazılı bir “minimum dolar” yok. E-2 düzenlemeleri “substantial investment”, yani işin niteliğine göre kayda değer bir yatırımdan söz eder. Bu yüzden tek bir rakam vermek hukuken doğru olmaz. Mantık basit: Seçtiğiniz iş modelini “ilk müşteriyi içeri alacak” seviyeye getirmek için gereken tutar neyse, yatırımınızın da oraya kadar gitmesi beklenir. Bazı danışmanlık veya online hizmet işlerinde 20-30 bin dolarlık sermaye mantıklı olabilirken, restoran, kafe, üretim gibi sektörlerde kira, ekipman, personel giderleri nedeniyle 100 bin doların altında kalan projeler giderek daha riskli görülüyor. Çok düşük tutarlı yatırımlarda asıl sorun, 5 yıl içinde şirketin yalnızca sizi zor bela geçindiren, istihdam yaratmayan “marjinal” bir işte sıkışma ihtimalidir. İyi kurgulanmış bir iş planı ve gerçekçi 5 yıllık gelir-gider tahminleriyle, düşük yatırımla bile onaylanan dosyalar oluyor ancak yatırım tutarını ne kadar aşağı çekerseniz, konsolosluğu ikna etme yükünüz de o kadar artar.

2025 itibarıyla E-2 ve EB-5 için güncel yatırım tutarlarını ve ‘substantial investment’ kavramını karşılaştırmalı görmek isterseniz EB-5 Yeşil Kart mı, E-2 Yatırımcı Vizesi mi? yazımıza da bakabilirsiniz. Bu detaylı rapor aynı zamanda fon kaynağı ispatı gibi önemli bir başlığı da tüm detayları ile açıklar.

5. Yatırım parası hangi kaynaklardan gelebilir, kredi, aile/arkadaş hibesi ve avukatlık ücreti yatırım sayılır mı?

E-2’de asıl mesele, paranın yasal ve izlenebilir olmasıdır. Evi satıp elde ettiğiniz tutarı, miras gelirini, yıllara yayılmış maaş birikimlerinizi, ticari kazançlarınızı belgeleriyle birlikte kaynak olarak gösterebilirsiniz. Banka kredisi de kullanılabilir ancak genelde krediye konu olan teminatın sizin kişisel malvarlığınız olması beklenir. Örneğin evinizi ipotek gösterip kredi almanız gibi. Aile veya arkadaşlardan hibe alınan paralar, doğru hazırlanmış bir hibe sözleşmesi ve hibe eden kişinin para kaynağını gösteren belgelerle sorunsuz şekilde yatırım sermayesinin parçası yapılabilir. Hatta bazı durumlarda, şirketin menfaatine olduğu iyi açıklanmak kaydıyla avukatlık ücretlerinin bile yatırımın bir parçası olarak kabul edilebildiği dosyalar vardır ama bu noktada kullanılan argümanın dosyaya özel, dikkatli kurgulanması ve her kalemin gerçekten şirketi büyütmeye dönük olduğunun anlatılması gerekir.

6. E-2 başvurusu için iş planı ve 5 yıllık finansal plan ne kadar önemli?

İş planı, E-2 dosyanızın omurgasıdır. Başvuru paketinizdeki banka dekontları, kira kontratı, franchise sözleşmesi gibi belgeler daha çok “bugünü” anlatır. İş planı ve içine eklediğiniz 5 yıllık finansal plan ise, bu işin önümüzdeki yıllarda nereye gidebileceğini gösterir. Göçmenlik makamları, bu plan üzerinden işinizin hedef pazarını, rakiplerinizi, fiyatlandırma stratejinizi, büyüme hedeflerinizi ve istihdam yaratma potansiyelinizi okur.

5 yıllık finansal plan tablosu, gelir-gider kalemlerinizin, nakit akışınızın ve karlilik beklentinizin mantıklı olup olmadığını test etmek için kullanılır. Kimseden kahinlik beklenmiyor ama şu soruya makul bir cevap görmek istiyorlar: “Bu iş 5 yıl sonra hala sadece sizi zor geçindiren küçük bir dükkan mı olacak, yoksa vergi ödeyen, çalışan çalıştıran, büyüyen bir işletmeye mi dönüşecek?” Özellikle düşük sermayeli dosyalarda, sağlam ve ayakları yere basan bir iş planı, yatırdığınız para kadar kritik hale geliyor.

7. Hangi statülerden (B1/B2, F-1, J-1, OPT vb.) E-2’ye geçebilirim, J-1 “2 yıl kuralı” ne anlama geliyor?

Göçmen olmayan pek çok statüden, belirli koşullar sağlandığı sürece E-2 statüsüne geçiş mümkün. Turist (B1/B2), öğrenci (F-1), staj/ara değişim (J-1), H-1B, O-1 gibi statülerden, statünüzü ihlal etmemişseniz, ABD içinden E-2 statü değişikliği başvurusu yapılabilir. Burada özellikle J-1 için dikkat edilmesi gereken “iki yıl ülkesine dönme zorunluluğu” kuralı var: bazı J-1 kategorilerinde, program bitiminden sonra kendi ülkenizde toplam iki yıl geçirmeniz ya da bu yükümlülüğü resmi olarak kaldırtmanız şart koşuluyor. Bu kurala tabiyseniz, ABD içinden E-2 statü değişikliği yapamaz ancak ülkenize dönüp oradan E-2 vizesine başvurabilirsiniz. Öğrenciler ve OPT’de olanlar için, mezuniyet sonrası 60 günlük “grace period” içinde bile E-2 başvurusu mümkün ama zamanlamayı ve yatırım adımlarını çok dikkatli planlamak gerekiyor.

8. E-2 vizesi/statüsü ne kadar sürede sonuçlanır, premium processing nedir?

Süre, iki ayrı katmanın toplamı olarak düşünülmeli: Dosya hazırlığı ve resmi işlem süresi. Şirket kuruluşu, banka hesabı açılması, kira, ekipman, iş planı, kaynak belgeleri derken dosyayı başvuruya hazır hale getirmek çoğu yatırımcı için birkaç ayı buluyor. E-2 statü değişikliği başvurularında, USCIS’e normal işlemle başvurduğunuzda sonuçlanması aylarca sürebiliyor. Premium processing hizmeti ile ek bir resmi ücret ödeyerek dosyanızın genellikle 15 iş günü içinde incelenmesini sağlayabiliyorsunuz (RFE gelirse süre yeniden başlıyor). Konsolosluk başvurularında ise süre, büyük ölçüde randevu takvimine ve olası idari işleme bağlı, dosyanız teknik olarak konsoloslukta hızlı sonuçlansa bile, randevuya çağrılmanız için bir süre beklemeniz gerekebiliyor. Bu yüzden “E-2 kaç günde çıkar?” sorusunun cevabı, sizin hazırlık hızınız ve seçtiğiniz stratejiyle birlikte değerlendirilmek zorunda.

9. E-2 vizesi/statüsü ne kadar süre geçerlidir, nasıl uzatılır ve ABD’de ne kadar kalabilirim?

Vizenin pasaporttaki geçerlilik süresi ile ABD içindeki statü süresini ayırmak gerekiyor. E-2 vizesi, Türkiye vatandaşları için genellikle birkaç yıllık bir periyotla veriliyor. Bu süre içinde Amerika’ya her giriş yaptığınızda sınırdaki görevli size çoğu zaman iki yıla kadar E-2 statüsü tanıyor. Statü süreniz dolmadan önce yeniden ülkeye giriş yaparsanız, pratikte yeni bir iki yıllık statü almış oluyorsunuz. Eğer Amerika’dan çıkamayacak durumdaysanız, statünüz bitmeden önce USCIS’e E-2 statü uzatma başvurusu yapmanız şart. Zamanında yapılmış uzatma başvurusu, işinizde çalışmaya belirli bir süre daha devam edebilmeniz için ek koruma sağlar. Teorik olarak, işiniz ayakta kaldığı ve her iki yılda bir uzatmayı mantıklı verilerle destekleyebildiğiniz sürece, E-2 statüsüyle çok uzun yıllar ABD’de kalmak mümkün ancak bu, her iki yılda bir yeniden ispat gerektiren dinamik bir süreçtir, otomatik değil.

10. Ailem (eş ve çocuklar) E-2 ile ABD’ye gelebilir mi, çalışabilir ve okuyabilir mi?

Evet. E-2 yatırımcısının eşi ve 21 yaşından küçük, evli olmayan çocukları, yatırımcıya bağlı olarak E-2 dependent statüsüyle ABD’ye gelebilir. Eş, E-2 statüsü onaylandıktan sonra çalışma izni alarak Amerika’da hemen hemen her işverende çalışabilir; bu, ailenin finansal yükünü hafifleten önemli bir avantajdır. Çocuklar, devlet okullarında eğitimlerine devam edebilir ancak 21 yaşına geldiklerinde artık E-2 dependent statüsünde kalamaz, kendi statülerini (örneğin öğrenci statüsü) almaları gerekir. Eğer yatırımcı statü değişikliği ile Amerika’da E-2’ye geçmişse ve eşi/çocukları Türkiye’de ise, onlar konsolosluktan doğrudan E-2 dependent vizesine başvurabilir, yatırımcıya ait onay belgelerini sunarak aile birleşimini tamamlayabilir.

11. İşim tamamen online veya home office ise ya da franchise alıyorsam E-2 alabilir miyim?

E-2 için mutlaka klasik anlamda bir ofis kiralamak artık her dosyada zorunlu değil. Önemli olan, kurduğunuz yapının gerçek, aktif ve büyüyebilir bir ticari faaliyet olması. Home office’den yürütülen, online satış platformları üzerinden yürütülen veya tamamen online hizmet veren iş modelleriyle de E-2 onayı alan dosyalar var fakat burada “bu işi neden ABD’den yürütmeniz gerektiği” ve “ABD’de istihdam yaratma planınız” özellikle iyi anlatılmalı. Franchise tarafında ise tablo biraz farklı. Çoğu franchise, oturmuş iş modeli, eğitim ve marka bilinirliği sayesinde konsolosluk gözünde daha öngörülebilir ve güvenli bir çerçeve sunuyor ama buna karşılık giriş bedelleri ve sürekli royalty (düzenli olarak ödenen imtiyaz bedeli) ödemeleri nedeniyle toplam yatırım tutarı daha yüksek oluyor. Kısacası, ister home office ister franchise olsun, mesele her zaman aynı soruya dönüyor: Bu yapı, yatırım tutarı ve iş planıyla birlikte bakıldığında E-2 kriterlerini taşıyor mu?

İş modeliniz ticaret ağırlıklıysa, bazı durumlarda E-1 Amerika Tüccar Vizesi de alternatif bir seçenek olabilir.

12. E-2 statüsünde işletmem battı ya da faaliyet alanını değiştirmek istiyorum, statüme ne olacak?

E-2 statünüzün varlık sebebi, kurduğunuz veya devraldığınız iş. İş tamamen kapanır, ciddi şekilde zarar eder ya da uzun süre gerçek anlamda faaliyet göstermezse, göçmenlik makamları “bu kişinin artık ABD’de E-2 statüsüyle bulunmasını gerektiren bir neden kalmadı” diye bakar. Bu durumda genellikle 60 günlük bir “grace period” içinde ya ülkeyi terk etmeniz ya da yeni bir statüye geçiş için harekete geçmeniz beklenir.

Bazı durumlarda, işe dışarıdan yeni sermaye alıp yeniden yapılandırma yapmak veya başka bir işletmeye yatırım yaparak yeni bir E-2 dosyası kurmak mümkündür; ancak her senaryonun ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekir. Faaliyet alanını kökten değiştirmek – örneğin araba parçası satarken bir anda emlakçılığa dönmek – de E-2 dosyanız açısından risklidir. Bu tür büyük değişikliklerde genelde USCIS’e bilgi vermek ve gerekirse iş modelinizdeki değişikliği ayrıntılı şekilde anlatan yeni bir E-2 başvurusu yapmak gerekir. Habersiz ve plansız atılan adımlar, normalde sorunsuz ilerleyen bir E-2 statüsünü gereksiz yere riske atabilir.

13. E-2, Green Card’a giden bir yol mu, E-2 ile sonsuza kadar kalabilir miyim?

E-2, teknik olarak göçmen olmayan bir vize/statü türüdür. Başvuru yaparken teoride işiniz bittiğinde ülkenize döneceğinizi beyan edersiniz. Dolayısıyla E-2’nin kendi başına Green Card’a dönüşen bir “doğrudan yol” olmadığını bilmek önemli. Bununla birlikte, E-2 statüsündeyken başka yollarla, örneğin işveren sponsorlu EB-2/EB-3, ulusal çıkar muafiyeti (EB-2 NIW) ya da yüksek tutarlı EB-5 yatırımı gibi, kalıcı oturum planları yapılabilir. Bu noktada en büyük hassasiyet, dosyanızda “göçmen niyet” ile “göçmen olmayan niyetin” birbirine zıt görünmemesi, yani stratejinin baştan dikkatli kurgulanmasıdır. Öte yandan, işiniz ayakta kaldığı ve her iki yılda bir uzatmaları gerekçelendirebildiğiniz sürece, E-2 statüsüyle çok uzun yıllar -teorik olarak onlarca yıl- ABD’de kalmak mümkün ama bu kalış, daimi oturumdan farklı olarak hep belirli periyotlarda yeniden ispat gerektiren, koşullu ve kırılgan bir kalış biçimidir.

Yatırım yoluyla Green Card almak istiyorsanız, E-2 tek başına yeterli değil. 2025 yatırım tutarlarını ve fon kaynağı ispatı şartlarını karşılaştırmalı görebileceğiniz EB-5 Yeşil Kart mı, E-2 Yatırımcı Vizesi mi? ve ayrıntılı süreç anlatımını bulabileceğiniz EB-5 Vizesi Rehberi 2025 yazılarını mutlaka okumanızı öneririz.
Daha yüksek bütçeli yatırımcı programlarını merak ediyorsanız, Trump’ın Gold Card Programı ile ilgili yazılarımızda EB-5 dışındaki yeni alternatifleri de anlattık.

14. E-2 şirketimle Türkiye’deki bir çalışanıma veya ortağıma “essential employee” olarak E-2 vizesi alabilir miyim?

Evet, bazı şartlar sağlandığında E-2 yatırımcı şirketiniz üzerinden Türkiye’deki bir çalışanınıza veya ortağınıza “essential employee” statüsünde E-2 vizesi almak mümkün. Buradaki kritik nokta şu: E-2 yatırımcısının vatandaşı olduğu ülke ne ise, şirket de o ülkenin şirketi sayılır ve E-2 çalışanının da aynı uyrukta olması beklenir. Yani yatırımcı Türk vatandaşıysa, E-2 çalışanı olarak göstereceğiniz kişinin de Türk vatandaşı olması gerekir.

İkinci kritik nokta, bu kişinin gerçekten “vazgeçilmez” ve uzman bir rol üstleniyor olmasıdır. Dosyada şu soruya net cevap vermeniz beklenir: “Bu işi Amerika’dan herhangi birini işe alarak da yaptırmak varken, neden özellikle bu kişiye ihtiyaç var?” Bu nedenle kişinin eğitimini, iş geçmişini, sahip olduğu özel becerileri ve şirketinizin büyümesine nasıl katkı sağlayacağını ayrıntılı anlatmak gerekir. Ne kadar somut ve ikna edici olursanız, "essential employee" dosyası o kadar güçlü olur.

15. E-2 başvurusunda hemen işçi çalıştırmak zorunda mıyım, yoksa sadece gelecekte istihdam planı sunmam yeterli mi?

Hayır, E-2 başvurusu yaparken mutlaka halihazırda çalışan bir ekibiniz olması şart değil. Pek çok E-2 dosyası, yatırımcının tek başına olduğu çok erken aşamalarda hazırlanıyor. Burada asıl bakılan, işin 3-5 yıl içinde sadece sizin geçiminizi sağlayan küçük bir işletme olarak mı kalacağı, yoksa büyüyüp Amerikalı çalışan istihdam eden bir yapıya mı dönüşeceği.

Bu yüzden iş planınızda ve 5 yıllık finansal planınızda istihdam tarafını net göstermeniz önemli: “İlk etapta yalnız başlayacağım, ikinci yılda tam zamanlı bir satış personeli, üçüncü yılda bir ofis yöneticisi işe almayı planlıyorum” gibi adım adım bir plan görmek istiyorlar. Yani başvuruda masada hazır bir kadro zorunlu değil ama makul, rakamsal ve gerçekçi bir istihdam planı neredeyse zorunlu.

16. E-2 vize reddi sonrası ne yapmalıyım? Yeniden başvuru, başka kategori ve uzun süreli gecikmeler (Mandamus ihtimali)

E-2 vizesi veya statü başvurunuz reddedildiğinde her şey bitmiş sayılmaz ama önce “neden reddedildiğini” çok net anlamak gerekir. Konsolosluk kararı veya USCIS mektubu genelde hangi gerekçeyi zayıf bulduğunu söyler: yatırım tutarı mı, para kaynağı mı, iş planı mı, istihdam tarafı mı, yoksa başvuru sahibinin niyeti mi? İlk adım, bu gerekçeleri satır satır analiz edip, hangi noktaları güçlendirerek ilerleyebileceğinizi ortaya koymaktır.

Bazı dosyalarda, aynı kategori üzerinden daha güçlü bir paketle yeniden E-2 başvurusu yapmak mantıklı olur, bazılarında ise stratejiyi değiştirip önce ABD içinden statü değişikliğini denemek ya da profil uygunsa farklı bir göçmen olmayan/göçmen kategori düşünmek daha sağlıklı olabilir. Ret kararından sonra “motion to reopen / reconsider” gibi idari yolların mı, yoksa sıfırdan yeni bir E-2 dosyasının mı daha mantıklı olduğuna dosyanın içeriğine bakarak karar vermek gerekir.

Eğer sorun ret değil de dosyanız aylarca, hatta bazen bir yılı aşan süre boyunca hiçbir yanıt verilmeden bekliyorsa, 221(g) “administrative processing” içinde kaybolduysa ya da USCIS başvuruyu makul süreyi açıkça aşacak biçimde rafta tutuyorsa, o zaman tablo değişir. Bu tür durumlarda Mandamus davası, kurumun dosyanıza nihai bir karar vermesini sağlamak için gündeme gelebilecek ayrı bir araçtır. Mandamus, sonucu “onaya çevirmek” için değil, USCIS’i veya konsolosluğu nihayet bir karar vermeye zorlamak için kullanılır ve her E-2 dosyasında otomatik bir çözümmüş gibi düşünülmemelidir, mutlaka dosya özelinde değerlendirilmesi gerekir.

“Eğer E-2 dosyanız ret değil, makul süreyi aşan bir gecikme nedeniyle ilerlemiyorsa, USCIS ve konsolosluk gecikmelerine karşı Mandamus stratejilerini anlattığımız 2025’te USCIS ve Konsolosluk Gecikmelerine Çözüm (Mandamus) yazımıza da göz atabilirsiniz.”

17. Şirketimde ortak varken hisse oranım E-2 için nasıl olmalı, sonradan hisse devri yaparsam ne olur?

E-2 yatırımcısı için temel kural, şirketin en az %50’sine sahip olmak veya şirket üzerinde fiili kontrolü elinde bulundurmaktır. Bu nedenle ortak elbette olabilir ancak E-2 başvurusu yaptığınız sırada ya eşit ortak (%50-%50) olmanız ya da kontrolü sağlayan taraf olmanız beklenir. Şirketin çoğunluğu başka bir kişideyken, sizi “yatırımcı ve yönetici” olarak kabul ettirmek oldukça zorlaşır.

E-2 onayından kısa süre sonra büyük hisse devirleri, yeni ortaklar veya kontrolü tamamen değiştiren revizyonlar, göçmenlik gözünde “iş yapısında önemli değişiklik” sayılabilir. Bu da dosyanın yeniden değerlendirilmesini, hatta yeni bir E-2 başvurusu veya güncelleme yapılmasını gerektirebilir. Kısacası, kağıt üzerinde basit görünen hisse değişiklikleri bile, E-2 statünüz açısından ciddi sonuçlar doğurabilir; bu nedenle böyle adımları atmadan önce mutlaka dosyanın E-2 tarafında da yeniden kurgulanması gerekir.

18. E-2 sürecinde avukatla çalışmak zorunlu mu, avukat seçerken nelere dikkat etmeliyim?

Hukuken E-2 başvurusu için avukatla çalışmak zorunlu değil; bütün formları ve belgeleri teorik olarak kendiniz de hazırlayabilirsiniz. Ancak pratikte E-2 dosyaları, klasik “form doldurma” seviyesinin çok ötesinde oluyor. Para kaynağının ispatı, şirket yapısı, kira veya satış sözleşmeleri, iş planı, finansal plan, USCIS ile konsolosluk arasındaki farklı standartlar, statü değişikliği mi yoksa vize başvurusu mu sorusu, olası gecikmeler ve gerekirse Mandamus davası açılması gibi başlıkların hepsi aynı dosyada birleşiyor.

Avukat seçerken özellikle şu noktalara bakmak faydalı:

  • Hem USCIS nezdinde E-2 statü değişikliği, hem de konsoloslukta E-2 vize başvurusu tecrübesi olması,

  • Sadece yüksek yatırımlı değil, nispeten düşük bütçeli dosyalarda da nasıl strateji kurduğunu net anlatabilmesi,

  • Sizin sektörünüze benzeyen iş modellerinde örnek dosyalara sahip olması,

  • Ret, idari işlem (administrative processing), ek belge talebi (RFE) gibi durumlarda ne yaptığını somut örneklerle açıklayabilmesi,

  • En baştan “bu olur, bu zor, burada risk var” diye gerçekçi ve şeffaf konuşması.

Sonuçta E-2 süreci, hem yatırımınızı hem de Amerika planınızı etkileyen yüksek riskli bir karar. Doğru avukatla çalışmak, gereksiz reddi ve zaman kaybını azaltıp, elinizdeki bütçeyi E-2 şartlarına en doğru şekilde yerleştirmenize yardımcı olur.

 

E-2 süreci için bizimle çalışmak isterseniz, ücretsiz ön değerlendirme randevunuzu buradan oluşturabilirsiniz.

Yorumlar

Yorum Yapın

Lütfen adınızı ve soyadınızı giriniz
Lütfen geçerli bir e-posta adresi giriniz
Lütfen yorumunuzu giriniz

Bültenimize Abone Olun!

ABD Hukuku'ndaki önemli gelişmelerden haberdar olmak için bültenimize abone olabilirsiniz.

Merhabalar,
Size nasıl yardımcı olabiliriz?