
Türkiye'deki şirketiniz ile ABD'de kurduğunuz veya satın aldığınız şirketin aynı kişiye ait olması, tek başına L-1 vizesi için yeterli bir kurumsal ilişki kurmaz. USCIS, iki işletmenin yalnızca ticari olarak bağlantılı olup olmadığına değil, aralarındaki hukuki yapıya, sahiplik oranlarına ve şirketleri gerçekte kimin kontrol ettiğine bakar.
Bu nedenle L-1 başvurusunda ilk sorulardan biri çalışanın yönetici mi yoksa specialized knowledge pozisyonunda mı olduğu değildir. Önce, yabancı şirket ile ABD'deki şirket arasında L-1 kurallarına uygun bir kurumsal ilişki (qualifying relationship) bulunduğunun gösterilmesi gerekir. Bu ilişki ana şirket (parent), bağlı şirket veya iştirak (subsidiary), şube (branch) ya da ortak sahiplik ve kontrol altındaki bağlı kuruluş (affiliate) şeklinde kurulabilir.
Bu rehberde L-1 için kabul edilen şirket ilişkilerini, USCIS'in sahiplik ve kontrol kavramlarını nasıl değerlendirdiğini, yüzde 50-50 ortaklıkların ve azınlık paylarının neden daha dikkatli incelenmesi gerektiğini, hangi şirket bağlantılarının yeterli olmayabileceğini ve kurumsal ilişkinin hangi belgelerle desteklenebileceğini ele alıyoruz.
L-1 vizesi, birbirinden tamamen bağımsız iki işletme arasında çalışan transferi yapmak için kullanılan genel bir çalışma vizesi değildir. Kategorinin temelinde, çalışanın aynı çok uluslu organizasyon içindeki ilişkili işletmeler arasında transfer edilmesi vardır.
USCIS Policy Manual, L-1 bakımından uygun bir organizasyonun yabancı ve ABD'deki şirketler arasında tanımlanmış bir ana şirket, şube, affiliate veya subsidiary ilişkisine sahip olmasını arar. Ayrıca organizasyonun, çalışanın L-1 statüsü boyunca ABD'de ve en az bir başka ülkede gerekli ticari faaliyetleri sürdürmesi gerekir.
L-1A, L-1B, yurt dışındaki çalışma geçmişi, Form I-129, L-2 aile üyeleri ve genel başvuru süreci hakkında bilgi arıyorsanız L-1 vizesi ve şirket içi transfer rehberimizi inceleyebilirsiniz. Bu yazının odağı ise yalnızca şirketler arasındaki kurumsal ilişkidir.
İki şirketin aynı marka altında çalışması veya aynı kurucuya sahip olması, tek başına L-1 için yeterli değildir. Şirket yapısının hukuken hangi ilişki türüne girdiği, hisselerin kimde olduğu ve kontrol yetkisinin nasıl kullanıldığı birlikte değerlendirilmelidir.
L-1 kuralları kapsamında şirketler arasındaki ilişki genellikle dört temel yapıdan biri üzerinden gösterilir. Burada şirketlerin kendi aralarında kullandığı tanımlar değil, hukuki ve ekonomik yapı önemlidir. Bir şirketin diğerine sözleşmelerinde "affiliate" demesi, tek başına USCIS bakımından affiliate ilişkisi oluşturmaz.
| İlişki Türü | Temel Yapı | USCIS Açısından Ana Soru | Tipik Deliller |
|---|---|---|---|
| Ana Şirket (Parent) | Bir veya daha fazla bağlı şirket üzerinde sahiplik ve kontrolü bulunan şirket | Ana şirketin diğer şirket üzerindeki sahipliği ve kontrolü nasıl kuruluyor? | Hisse kayıtları, şirket sözleşmeleri, ortaklık kayıtları, oy hakları |
| Bağlı Şirket / İştirak (Subsidiary) | Başka bir şirket tarafından doğrudan veya dolaylı olarak sahip olunan ve kontrol edilen ayrı tüzel kişi | Ana şirket ne kadar paya sahip ve şirket kararlarını nasıl kontrol ediyor? | Cap table, stock ledger, operating agreement, shareholder agreement |
| Şube (Branch) | Aynı tüzel organizasyonun başka bir yerde faaliyet gösteren ofisi veya bölümü | ABD operasyonu gerçekten aynı şirketin şubesi mi, yoksa ayrı bir tüzel kişi mi? | Şube tescili, yabancı şirket kayıtları, eyalet izinleri ve kurumsal belgeler |
| Affiliate | Aynı kişi, ana şirket veya uygun ortaklık grubu tarafından sahip olunan ve kontrol edilen ilişkili şirketler | Her iki şirketin sahiplik ve kontrol yapısı gerçekten ortak mı? | Ortaklık tabloları, hisse kayıtları, oy hakları, yönetim sözleşmeleri |
Bir subsidiary ilişkisinin kurulması için yabancı şirketin ABD şirketinin yüzde 100'üne sahip olması şart değildir. 8 CFR § 214.2(l), farklı sahiplik ve kontrol yapılarının değerlendirilmesine imkan verir.
Örneğin bir şirket diğer işletmenin çoğunluk hissesine sahip olabilir. Bazı yapılarda sahiplik yüzde 50 seviyesinde olabilir. Yüzde 50-50 ortak girişimlerde ise eşit kontrol ve veto hakları önem kazanabilir. Bazı azınlık hissesi bulunan yapılarda da şirketin fiilen kim tarafından kontrol edildiği belirleyici olabilir.
Bu nedenle "Yabancı şirket ABD şirketinin yüzde kaçına sahip?" sorusu önemlidir, ancak her zaman tek başına yeterli değildir. İkinci soru, "Bu pay yapısı şirketi kimin kontrol etmesini sağlıyor?" olmalıdır.
Şube (branch), aynı şirketin farklı bir yerde faaliyet gösteren bölümü veya ofisidir. Bu nedenle Türkiye'deki şirketten ayrı olarak ABD'de yeni bir corporation veya LLC kurulmuşsa, bu yeni şirketi günlük dilde "Amerika şubesi" olarak adlandırmak hukuki analizi değiştirmez.
ABD'de ayrı bir tüzel kişi kurulmuşsa, bu şirket ile yabancı işletme arasındaki gerçek parent, subsidiary veya affiliate ilişkisi incelenmelidir.
Özellikle girişimci ve aile şirketi yapılarında sık karşılaşılan senaryolardan biri, Türkiye'deki şirket ile ABD'deki şirketin aynı kişi tarafından kurulmuş olmasıdır. Aynı kişi her iki işletmenin de sahibi ve kontrol edeni ise uygun bir affiliate ilişkisi kurulması mümkün olabilir.
Ancak birden fazla ortak bulunduğunda analiz zorlaşır. Örneğin Türkiye'deki şirkette A kişisinin yüzde 70, B kişisinin yüzde 30 payı varken ABD şirketinde oranlar tamamen farklıysa, iki ortaklık listesinde aynı kişilerin bulunması tek başına yeterli bir açıklama olmayabilir.
Bu durumda başvurunun her iki şirkette de kimlerin hangi oranlarda pay sahibi olduğunu ve karar alma yetkisinin kimde bulunduğunu açık şekilde göstermesi gerekir.
L-1 kurumsal ilişkisinde sahiplik (ownership) ve kontrol (control) birbiriyle bağlantılıdır, ancak her zaman aynı anlama gelmez.
Matter of Church Scientology International kararında sahiplik ve kontrol ayrı kavramlar olarak ele alınmıştır. Pratik açıdan sahiplik, şirketteki hukuki ekonomik payı gösterirken kontrol, şirketin yönetimini ve faaliyetlerini yönlendirme yetkisinin kimde bulunduğuyla ilgilidir.
| Şirket Yapısı | Temel İnceleme Sorusu | Öne Çıkan Deliller |
|---|---|---|
| %50'den fazla sahiplik | Çoğunluk payı aynı zamanda gerekli kontrolü sağlıyor mu? | Hisse kayıtları, şirket sözleşmeleri ve oy hakları |
| Tam %50 sahiplik | Şirket kararları üzerinde hangi tarafın ne kadar yetkisi var? | Shareholder agreement, board yapısı ve oy düzeni |
| %50-50 ortak girişim | Eşit kontrol ve veto hakkı bulunuyor mu? | Joint venture agreement ve veto hükümleri |
| %50'den az sahiplik | Azınlık payına rağmen fiili kontrol gösterilebilir mi? | Oy sözleşmeleri, yönetim hakları ve proxy düzenlemeleri |
Yüzde 50-50 sahiplik, L-1 bakımından otomatik olarak olumsuz bir sonuç doğurmaz. Bazı eşit ortaklıklı yapılarda bir tarafın eşit kontrol ve veto hakkına sahip olması, subsidiary analizinde önemli olabilir.
Ancak yalnızca "iki şirket ortak girişim kurdu" demek yeterli değildir. Ortak girişimin gerçek bir equity yapısına sahip olup olmadığı, ortakların oy yetkileri, veto hakları ve yönetim üzerindeki kontrolü belgeler üzerinden incelenir.
Bazı yapılarda bir şirket diğerinin yüzde 50'sinden azına sahip olduğu halde işletmeyi fiilen kontrol edebilir. Böyle bir iddia, çoğunluk hissesi bulunan basit yapılara kıyasla daha güçlü bir açıklama ve belge seti gerektirir.
Oy hakları, yönetim kurulunu belirleme yetkisi, özel onay hakları, şirket sözleşmeleri veya başka yönetişim mekanizmaları bu noktada önem kazanabilir.
Kontrolün vekaleten kullanılan oy haklarına dayandığı yapılarda ek dikkat gerekir. USCIS'in L-1 Qualifying Relationships and Proxy Votes memorandum'u, kurumsal ilişkiyi göstermek için kullanılan proxy oylarının belirli şartları karşılaması gerektiğini açıklar.
Bu nedenle kontrol iddiası yalnızca şirket yöneticilerinin açıklamasına değil, oy yetkisini gerçekten oluşturan hukuki belgelere dayanmalıdır.
Şirketlerin ticari açıdan yakın olması ile L-1 kuralları bakımından aynı organizasyonun parçası olması aynı şey değildir. Özellikle aşağıdaki ilişkiler ayrıca incelenmelidir:
ABD'de henüz yeni bir operasyon kuruluyorsa corporate relationship analizi iş planı, ilk yıl personel yapısı ve yeni ofisin gelişimiyle birlikte değerlendirilmelidir. Bu ayrı konu için Yeni Ofis L-1A rehberimizi inceleyebilirsiniz.
Doğru sahiplik yapısının kurulması tek başına yeterli değildir. L-1 için qualifying organization analizinin bir diğer unsuru şirketlerin gerekli ticari faaliyetleri sürdürmesidir.
USCIS'in kullandığı "doing business" kavramı, mal veya hizmetlerin düzenli, sistematik ve sürekli şekilde sunulmasına dayanır. Yalnızca şirket tescilinin bulunması, bir adres tutulması veya şirket adına bir temsilcinin bulunması kendi başına aktif ticari faaliyet anlamına gelmez.
Şirketin niteliğine göre finansal kayıtlar, vergi belgeleri, ticari sözleşmeler, faturalar, banka hareketleri, çalışan kayıtları ve benzeri faaliyet delilleri bu analizi destekleyebilir.
İyi hazırlanmış bir L-1 dosyasında kurumsal ilişki tek bir belgeye dayanmaz. Organizasyon şeması şirket yapısını hızlıca anlatabilir, ancak şemanın altında gerçek kurumsal kayıtların bulunması gerekir.
Şirket yapısına göre kullanılabilecek deliller arasında şunlar yer alabilir:
Bir ownership chart, karmaşık bir şirket yapısını USCIS memuruna anlatmak için çok faydalıdır. Ancak şema, hukuki kayıtların özeti olmalıdır. Hukuki kayıtların yerine geçmemelidir.
Örneğin şemada yabancı şirketin ABD şirketinin yüzde 60'ına sahip olduğu gösteriliyorsa, hisse kayıtları, çıkarılmış hisseler, ortaklık belgeleri ve şirket sözleşmeleri de aynı sahiplik yapısını desteklemelidir.
Kontrol çoğunluk payından değil özel oy haklarından kaynaklanıyorsa, bu kez control iddiasını yaratan sözleşmeler ve yönetişim hükümleri dosyanın merkezine yerleşebilir.
USCIS'e sunulacak belgeleri yalnızca tek tek toplamak yerine birlikte okumak gerekir. Örneğin cap table yüzde 60 sahiplik gösterirken operating agreement farklı bir kontrol yapısı yaratıyorsa veya vergi kayıtlarında başka ortaklık bilgileri görünüyorsa, başvuru ek açıklama gerektirebilir.
Amaç mümkün olduğunca fazla evrak sunmak değildir. Amaç, USCIS'in şirketlerin kuruluşundan pay sahipliğine, pay sahipliğinden de gerçek kontrole kadar ilişkiyi takip edebileceği tutarlı bir kurumsal delil zinciri oluşturmaktır.
Form I-129 hazırlanmadan önce şirket yapısını ayrı bir kurumsal incelemeden geçirmek, sonradan ortaya çıkabilecek açıklama ve belge sorunlarının erken fark edilmesine yardımcı olabilir.
Kurumsal temel netleştirildikten sonra transfer edilecek kişinin hangi L-1 kategorisine uyduğu ayrıca değerlendirilmelidir. Yönetici ve üst düzey yönetici pozisyonları ile specialized knowledge çalışanları arasındaki ayrım için L-1A mı L-1B mi rehberimize bakabilirsiniz.
L-1 başvurusundaki kurumsal ilişki, göçmenlik dilekçesi hazırlandıktan sonra kağıt üzerinde oluşturulmaya çalışılan bir açıklama olmamalıdır. Şirket kayıtları, yabancı ve ABD işletmeleri arasındaki ilişkiyi zaten anlaşılır biçimde göstermelidir.
Yüzde 100 sahip olunan basit subsidiary yapılarında bu ilişkiyi göstermek daha kolay olabilir. Aynı sahipli affiliate şirketlerde, yüzde 50-50 ortaklıklarda, azınlık hisselerinde, proxy düzenlemelerinde veya yakın zamanda yeniden yapılandırılmış şirketlerde ise sahiplik ve kontrolün ayrı ayrı incelenmesi gerekir.
Şirketiniz L-1'in yanı sıra başka ABD çalışma veya kurumsal göçmenlik seçeneklerini de değerlendiriyorsa ABD İş ve İstihdam Temelli Vizeler sayfamızdan genel seçenekleri inceleyebilirsiniz.
Şirket yapınız L-1 için uygun kurumsal ilişkiyi gerçekten gösteriyor mu?
Yabancı ve ABD şirketleriniz arasındaki yapı, sahiplik oranları, oy ve kontrol hakları, kurumsal belgeler ve genel L-1 başvuru stratejiniz hakkında kişiye ve şirkete özel bir değerlendirme için ekibimizle iletişime geçin.
Telefon: +1 (862) 799-2200 | Email: info@gozellaw.com
Hukuki Bilgilendirme
Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Her göçmenlik davası kendine özgü koşullara sahiptir. Durumunuza özel hukuki değerlendirme için deneyimli bir göçmenlik avukatına danışmanız önerilir. Bu makalede yer alan bilgiler yayın tarihindeki mevzuat ve uygulamalara göre hazırlanmıştır; sonraki değişiklikler içeriği etkileyebilir.
Evet, şirketler gerekli ortak sahiplik ve kontrol şartlarını karşılıyorsa affiliate ilişkisi kurulması mümkün olabilir. Ancak aynı kişinin iki şirkette de isminin bulunması tek başına yeterli olmayabilir. Sahiplik oranları ve kontrol hakları şirket kayıtlarıyla gösterilmelidir.
Bazı yapılarda mümkün olabilir. Düzenlemeler, yüzde 50'den az sahipliğe rağmen işletmenin fiilen kontrol edildiği durumların değerlendirilmesine imkan verir. Böyle bir dosyada oy hakları ve diğer yönetim yetkilerinin açık şekilde belgelenmesi özellikle önemlidir.
Bazı yüzde 50-50 equity joint venture yapıları uygun olabilir. Eşit kontrol ve veto yetkisi gibi unsurlar önem taşır. Buna karşılık yalnızca sözleşmeye dayalı iş birliği veya non-equity ortak girişim aynı sonucu otomatik olarak yaratmaz.
Belge seti şirket yapısına göre değişir. Kuruluş belgeleri, hisse ve membership kayıtları, cap table, shareholder veya operating agreement, oy hakkı belgeleri, organizasyon şemaları, sermaye kayıtları ve ticari faaliyet belgeleri sık kullanılan deliller arasındadır. Önemli olan bu belgelerin birlikte aynı sahiplik ve kontrol yapısını göstermesidir.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!