
“Habeas corpus”, insanların tutukluluk durumlarına hakim önünde itiraz etme hakkını garanti eden anayasal bir haktır. Habeas corpus 1679, 1679 İhzar müzekkeresi hareketi, hükümetin yasal dayanak olmaksızın kimseyi tutuklayamayacağını garanti eder.
Habeas corpus türkçesi, en basit haliyle tutukluluğun mahkeme önünde denetlenmesi, yasa dışı tutuklanmayı önlemek için vatandaşın yargıç huzuruna çıkmayı isteme hakkı olarak tanımlanabilir.
Bireyler genellikle habeas dilekçesi vermeden önce serbest bırakılmak için diğer tüm yolları tüketmiş olmalıdır.
Ancak Trump yönetimi zorunlu gözaltı uygulamasını genişlettiği için, gözaltında bulunan daha fazla kişi, göçmenlik mahkemesinde serbest bırakılmak için dava açma şansı veren kefalet duruşmaları gibi temel prosedürlere erişememektedir. Serbest bırakılmak için dava açma şansı olmadan, federal mahkemede habeas dilekçesi vermek zorunda kalmaktadırlar.
Habeas corpus act (habeas corpus yasası), vatandaşlık statüsüne bakılmaksızın Amerika Birleşik Devletleri'nde ikamet eden herkese aynı korumayı sağlar.
Bir kişi, yasa dışı olarak gözaltına alındığını düşünüyorsa, federal bir yargıcın önüne çıkıp yargıçtan bir habeas corpus (mahkeme emri) çıkarmasını isteyebilir. Bu emir, federal, eyalet veya yerel olsun, hükümetin mahkemeye gelip o kişiyi gözaltında tutma yetkisi olduğunu kanıtlamasını gerektirir. Federal yargıç, hükümetin bunu yapmak için yasal dayanağı olmadığını tespit ederse, o kişi serbest bırakılır.
Göçmenlikte habeas corpus en sık şu soruya odaklanır: “Bu kişi şu an neden tutuluyor ve tutulmaya devam etmesi hukuka uygun mu?”
Çoğu zaman tartışma, “sınır dışı edilecek mi edilmeyecek mi” sorusundan önce, “gözaltının uzaması makul mü, hükümetin bu kişiyi bu şartlarda tutmaya yetkisi var mı” sorusuna gelir.
Bu yüzden habeas, özellikle şu durumlarda gündeme gelir:
Kişi uzun süredir gözaltındadır ve serbest bırakılma için etkili bir yol bulamamıştır.
Kefalet (bond) duruşmasına erişememiş ya da pratikte bir çıkış yolu kalmamıştır.
Sağlık koşulları veya gözaltı şartları ciddi risk yaratıyordur.
Hükümet, “yakında sınır dışı edeceğiz” diyerek gözaltını uzatmaya devam ediyordur.
Habeas corpus kararları kolayca verilmez ve federal yargıçlar dilekçe veren herkesi serbest bırakmaz. Yine de bazı Yüksek Mahkeme kararları, özellikle nihai sınır dışı kararı sonrası gözaltının ne kadar uzayabileceğine dair çerçeveyi netleştirdiği için, göçmenlik gözaltısı tartışmalarında önemli bir referans noktasıdır. Bunun en iyi örneklerden biri Yüksek Mahkeme’nin Zadvydas v. Davis kararıdır.
2001 yılında Yüksek Mahkeme'nin Zadvydas v. Davis davasında, yargıçlar, nihai sınır dışı etme kararı verilen bir kişinin, hükümetin öngörülebilir bir gelecekte bu kişiyi sınır dışı etmeyi planladığını kanıtlamadıkça 6 aydan fazla gözaltında tutulamayacağına hükmetmiştir.
Ancak, bazı durumlarda hükümet, nihai sınır dışı etme kararı verilen kişileri süresiz olarak gözaltında tutmaya devam etmiştir. Bu davalarda, tutuklu kişiler, Yüksek Mahkeme'nin Zadvydas davasındaki kararı göz önüne alınarak, serbest bırakılmak için düzenli olarak habeas dilekçeleri kullanmıştır. Diğer bir deyişle, habeas corpus, yürütme organını denetleyen bir işlev görür ve yürütme organının Yüksek Mahkeme'nin yorumladığı kurallara uymasını sağlar.
Benzer şekilde, COVID salgını sırasında da bazı yabancı uyruklular tutukluluktan serbest bırakılmak için habeas dilekçelerine başvurmuştur. Sıkışık ve genellikle sağlıksız gözaltı koşullarında COVID'e yakalanma olasılığının yüksek olduğunu öne sürerek, hükümetin sağlıkla ilgili haklarını ihlal ettiğini savunmuşlardır.
Habeas dilekçesi göçmenlikte genellikle federal mahkemeye verilir. Bu dilekçenin en kritik detayı, çoğu zaman kişinin fiilen tutulduğu yerle bağlantılı bir federal mahkemede açılmasıdır. Bu nedenle dosya hazırlanırken “hangi şehirde, hangi tesiste tutuluyor” bilgisi sadece detay değil, davanın yönünü belirler.
Dilekçede hedef alınan şey genellikle “gözaltının kendisi” olduğu için, mahkemeden talep de net olur: kişi ya serbest bırakılmak ister ya da en azından serbest kalma ihtimali doğuran bir sürecin (örneğin bir değerlendirme veya duruşmanın) görülmesini ister.
İyi bir habeas dilekçesi uzun olmak zorunda değildir ama “net” olmak zorundadır. Çoğu dosyada şu bilgilere yer verilir:
Kişinin kimliği ve göçmenlik statüsü
Ne zamandır gözaltında olduğu
Daha önce serbest kalmak için hangi yolları denediği (varsa)
Gözaltının neden hukuka aykırı veya orantısız olduğu
Mahkemeden tam olarak ne istendiği (serbest bırakılma, alternatif çözüm, belirli bir değerlendirme gibi)
Mahkeme açısından dilekçeye şu şekilde bakılır: Hükümetin “kişiyi gözaltında tutmaya devam etmek için” sunduğu gerekçe, somut ve hukuken doğru mu?
Dilekçe verilir ve dosya mahkemenin önüne gelir.
Hükümetten yazılı cevap istenir.
Mahkeme, dosyadaki bilgiler üzerinden gözaltının hukuki temelini ve tutukluluk süresini değerlendirir.
Bazı dosyalarda duruşma yapılır, bazılarında evrak üzerinden karar çıkar.
Bu süreçte karar her zaman “serbest bırakma” olmaz. Bazen mahkeme, serbest bırakılmayı doğrudan emretmek yerine, hükümetin yeni bir değerlendirme yapmasını veya belirli bir prosedürü izlemesini zorunlu kılan bir karar da verebilir.
Habeas corpus “kolay verilen” bir karar değildir. Bazı durumlarda mahkeme, hükümetin gözaltı için sunduğu yasal gerekçeyi yeterli bulabilir ve dilekçeyi reddedebilir.
Göçmenlikte bazı kişiler habeas dilekçesiyle bütün süreci durdurmak ya da sınır dışı kararını tamamen iptal ettirmek ister. Oysa habeas dilekçesi çoğu zaman tek bir soruya odaklanır:
Örneğin: “ICE’nin beni şu anda gözaltında tutması hukuka uygun mu?”
Bu nedenle dilekçenin güçlü olması için, gözaltının ne zamandır sürdüğünü, neden uzadığını ve hükümetin “tutmaya devam” gerekçesinin neden yetersiz olduğunu açık ve somut şekilde anlatmak gerekmektedir.
Gözaltının hukuka uygun olup olmadığını mahkeme önünde denetleten başvuru yoludur. Kısaca “Beni hangi yasal gerekçeyle tutuyorsunuz?” sorusunu mahkemeye taşıtır.
Habeas corpus başvurusu, gözaltında olan kişinin (veya onun adına bir avukatın) federal mahkemeden, gözaltının yasal dayanağının açıklanmasını ve gözaltının devamının hukuka uygun olup olmadığının incelenmesini istemesidir.
Mahkemeye verilen başvuru dilekçesidir. Genelde kimlik/göçmelik statüsü, gözaltı süresi, gözaltına karşı denenen yollar, gözaltının neden hukuka aykırı/ölçüsüz olduğu ve mahkemeden ne istendiği (serbest bırakma veya inceleme/duruşma) yazılır.
Göçmenlik bağlamında habeas corpus, gözaltının keyfi şekilde uzamasını engelleyen bir denetim mekanizmasıdır.
Habeas corpus ilkesi, “kimse yasal dayanak olmadan özgürlüğünden mahrum bırakılamaz” fikrine dayanır.
Habeas Corpus Act 1679, 1679’da İngiliz Parlamentosu’nun kabul ettiği ve devletin bir kişiyi keyfi biçimde içeride tutmasını zorlaştıran yasadır. Pratikte, gözaltındaki kişinin geciktirilmeden mahkeme önüne çıkarılmasını ve yetkililerin “bu kişiyi hangi yasal gerekçeyle tutuyorum” sorusuna yazılı ve somut cevap vermesini güçlendiren kurallar getirir. ABD’de göçmenlik gözaltısında yapılan başvurular federal hukuk çerçevesinde değerlendirilir.
Gözaltılarına “itiraz” tek bir yoldan ilerlemez. Hangi yolu seçeceğiniz, tam olarak neyi hedeflediğinize bağlıdır.
Buna karşılık, gözaltının uzadığını ve artık tutulmanın hukuken gerekçesiz veya ölçüsüz hale geldiğini düşünüyorsanız, bu noktada devreye giren hukuki araç çoğu zaman habeas dilekçesi olur (uygulamada sıkça 28 U.S.C. § 2241 çerçevesinde).
Sonuç olarak, habeas corpus göçmenlikte güçlü bir denetim yoludur ancak dosyada “hangi mahkeme yetkili”, “dilekçe kime karşı yazılmalı” ve “mahkemeden tam olarak ne isteniyor” gibi teknik noktalar sonucu doğrudan etkileyebilir. Bu yüzden federal davalarda deneyimli bir avukatla süreci değerlendirmek genellikle daha güvenli olacaktır.
Arif Gozel, Esq.: https://www.gozellaw.com/tr/ekibimiz/arif-gozel-esq
E-posta: info@gozellaw.com
ABD Hukuku'ndaki önemli gelişmelerden haberdar olmak için bültenimize abone olabilirsiniz.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!